Bize Ulaşın +90 537 430 75 73

velayet vesayet

Velayet Davası ve Koşulları

Velayet davası, ergin olmayan, 18 yaşını doldurmamış bireylerin yani çocukların ya da ergin olmuş ancak kısıtlanmış bireylerin bakım, korunma ve eğitimi hususların anne ve babaya tanınan hak ve ödevleri içeren dava türüdür.

Kanunda velayet yalnızca anne ve babaya tanınmaktadır.

Velayet davası özellikle Boşanma Davaları esnasında ve Boşanma gerçekleştikten sonra gündeme gelmektedir.

Hakim, boşanma davasının açılmasıyla birlikte tarafları dinler ve kendiliğinden geçici bir velayet kararı verir. Boşanma davası kesinleştikten ve boşanma gerçekleştikten sonra velayet kararını verir.

VELAYET NEYE GÖRE BELİRLENİR?

Velayet, Anlaşmalı Boşanma söz konusu olduğu zaman tarafların protokolde anlaştıkları şekilde gerçekleşir. Ancak çekişmeli boşanma davalarında tarafların kendilerini verilmesi konusunda talepleri olsun ya da olmasın hakimin kararına bağlıdır.

Velayet davalarında öncelik çocuğun yararıdır. Hakim, çocuğun yaşı, eğitimi ve ayırt etme gücüne göre bir karara varacaktır. Boşanma sırasında ve sonrasında oldukça yıpranacak olan çocuğun en doğru tarafta kalması için çaba gösterecektir.

Uygulamada 0-3 yaş aralığındaki çocuğun genellikle anneye verildiği görülmektedir. Sebebi; çocuğun bu yaşta anne sevgisi ve bakımına ihtiyacı olması, bu yaşta ekonomik şartların değil de anne bakımının daha önemli olmasındandır.

Diğer yaş aralığındaki çocuklar içinse yine hakim, çocuğun yüksek yararını dikkate alarak karar verecektir. Fiziksel ve psikolojik açıdan, maddi ve manevi olarak gelişimini gösterebileceği en uygun yer gözetilerek hakim tarafından bir karara varılır.

ORTAK VELAYET

Türk Hukuku’nda evlilik devam ederken ortak velayet boşanma sonrasında ise tek velayet görüşü vardır. Ancak Yargıtay bazı kararlarında ortak velayetin kamu düzenine uygun olup olmadığını incelemiş ve ortak velayetin mümkün olmadığına kanaat getirmişti. Sonradan vermiş olduğu bazı kararlarda ise bunun tam tersi şekilde davranmıştır.

Ortak velayetin mümkün olabilmesi için yine çocuğun üstün yararı gözetilmeli, anne ve babanın bu hususta tam olarak anlaşmaları gerekmektedir.

VELAYET GÖREVİNİ YERİNE GETİRMEMEK

Velayet verilen taraf, sonraki süreçte çocuğun bakımını, mali durumlarını ve eğitimi sürdürmede destek olmalıdır. Velayet sahibi tarafa velayetin değiştirilmesi şartları, velayetin kaldırılması şartları olmadan müdahale etmek mümkün değildir.

Velayet görevini yerine getirmemek ya da velayet görevini kötüye kullanma durumu değerlendirilirken göz önüne alınması gereken hususlar;

• Çocuğu ihmal etme

• Çocuğu başkasına bırakma

• Kaçırma

• İradi olarak terk etme

• Yönlendirme hususları

Ve bunun yanında;

• Şiddet uygulaması

• Sadakatsizliği

• Ekonomik durumu

• Mesleği

• Kötü davranışı

•  Alkol bağımlığı

gibi hususlar dikkate alınır. Yukarıda belirtilen hususlar mevcutsa velayetin kaldırılması ya da velayetin değiştirilmesi davaları gündeme gelir.

VELAYET HANGİ DURUMLARDA ANNEYE VERİLMEZ?

Özellikle küçük yaştaki çocukların velayeti konusunda çoğunlukla anne tarafına velayet verilmektedir.  Ancak bazı durumlarda çocuk küçük yaşta olmasına rağmen babaya verildiği de görülür. Bu tarz durumların ilki; annenin çocuğun velayetini istememesidir. Diğer durumlar ise annenin akıl hastası olması, annenin çocuğa şiddet göstermesi ve kötü alışkanlıklara sahip olması gibi durumlardır.

VELAYET HAKKI NE ZAMAN SON BULUR?

Velayet Hakkı, kişiye sıkı sıkıya bağlı olan bir hak olduğundan başkasına devredilemez. Velayetin kaldırılmasını gerektiren bir sebep olmadıkça veli, velayetten feragat edemez. Kural olarak çocuk ergin olduktan yani 18 yaşını doldurduktan sonra velayet hakkı sona erer.

VELAYET SAHİBİ ÇOCUĞU GÖSTERMEZSE NE OLUR?

Evlilik sonlandırılırken hakim, velayet hakkını kime vereceği, diğer tarafın çocuğu hangi gün hangi hafta ya da hangi ay göreceği konusunda düzenlemeler yapar ve kararında belirtir. Daha sonra değişen şartlar mevcutsa bu durum yeniden düzenlenebilir.

Velayet sahibi taraf çocuğu göstermezse, diğer taraf icra yoluyla çocuğun gösterilmesini talep edebilir. Velayet sahibi tarafa icra emri gönderilip tebliğ edildikten sonra 7 gün içerisinde çocuğu göstermesi gerekmektir. Aksi halde icra yoluyla çocuk teslimi durumları söz konusu olur.

YARGITAY KARARLARI

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
E. 2003/1375
K. 2003/2372
T. 24.2.2003

• ANNE BAKIM VE ŞEFKATİNE MUHTAÇ KÜÇÜK ÇOCUK ( Ciddi ve İnandırıcı Deliller BUlunmadan Velayetin Babaya Bırakılamayacağı )

• BOŞANMA ( Anne Bakım ve Şefkatine Muhtaç Küçük Çocuk-Ciddi ve İnandırıcı Deliller BUlunmadan Velayetin Babaya Bırakılamayacağı )

• VELAYET ( Anne Bakım ve Şefkatine Muhtaç Küçük Çocuk-Ciddi ve İnandırıcı Deliller BUlunmadan Babaya Bırakılamayacağı )

4721/m.182, 336

ÖZET : Anne bakım ve şefkatine muhtaç küçük çocuğun velayetinin anne yerine babaya bırakılması, ciddi ve inandırıcı deliller bulunmadığı için usul ve yasaya aykırıdır.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Müşterek çocuk 12.5.2001 doğumlu Alper, annenin yaşamını idrak edebilecek yaş ve olgunlukta değildir.

Ana yanında kalmasının çocuğun bedeni, fikri, ahlaki gelişmesine engel olacağı yönünde ciddi ve inandırıcı deliller bulunmadığı ve hemen meydana gelecek tehlikelerin varlığı da ispat edilmediği halde ana bakım, şefkatine muhtaç Alper’in Türk Medeni Kanununun 182, 336/2 maddeleri uyarınca babanın velayetine bırakılması usul ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ : Hükmün 2. bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, temyize konu diğer hususların 1. bentte gösterilen nedenle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi.

T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
E. 2003/2-513
K. 2003/521
T. 1.10.2003

• BOŞANMA ( Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle )

• VELAYET ( Boşanma ve Velayet Davasında Çocuğun Annesinin Yanında Kalmak İstemesine Rağmen Bu Hususun Dikkate Alınmaması )

• ÇOCUK HAKLARI SÖZLEŞMESİ ( Adli veya İdari Kovuşturmalarda Çocuğun Doğrudan Doğruya ya da Temsilci Vasıtası ile Dinlenilmesinin Gerekmesi )

4721/m.182

ÖZET : Türkiye’nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinde “Taraf Devletler, görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuğun kendini ilgilendiren her konuda görüşlerini serbestçe ifade etme hakkanı, çocuğun yaşı ve olgunluk derecesine uygun olarak, gereken özen gösterilmek suretiyle tanırlar. Bu amaçla, çocuğu etkileyen herhangi bir adli veya idari kovuşturmada çocuğun ya doğrudan doğruya veya bir temsilci ya da uygun bir makam yoluyla dinlenilmesi fırsatı, ulusal yasanın usule ilişkin kurallarına uygun olarak çocuğa, özellikle sağlanacaktır.” hükmü yer almakla; velayeti düzenlenen çocuğun kendisini ilgilendiren, velayetin annesine verilmesi, isteğini ortaya koyan açık beyanının dikkate alınması gerekmektedir.

DAVA : Taraflar arasındaki “boşanma-velayet” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesince velayetin davalı babaya verilmesine dair verilen 30.05.2000 gün ve 1999/422-2000/409 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 02.03.2001 gün ve 1902-3529 sayılı ilamı ile; ( …Ortak çocuk “annemin yanında daha rahatım, annemin yanında kalmak istiyorum” demiş. Çocuk 1989 doğumludur. Nerede kalması gerektiğini idrak edecek yaştadır. Velayetin düzenlenmesinde çocuğun ruhsal yönden rahat olacağı ortamı esas alınır. Babanın anneyi sık sık ve en son sokak ortasında dövdüğü tartışmasızdır.

Babanın bu davranışı çocuğun ruhsal yapısını etkilemiştir. Bu etkilenme nedeniyle anne yanında kalmak istemektedir. Velayetin düzenlenmesinde çocuğun bu arzusunun dikkate alınması gerekir. Çocuk için anne yanında kalması o ortamda yetişmesi ruhsal yönden gelişmesine olumlu yönde etkileyecektir. Velayetin anaya verilmesi gerekir. Bu yönün ilk incelemede gözden kaçtığı ve hükmün onandığı anlaşılmakta, davacının karar düzeltme isteğinin kabulüne ve hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir…. ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle,yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle 20 Kasım 1989 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda onaylanarak 02 Eylül 1990 tarihinde yürürlüğe giren ve Türkiye Cumhuriyeti’nce de kabul edilip, 27 Ocak 1995 gün ve 22184 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin “Taraf Devletler, görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuğun kendini ilgilendiren her konuda görüşlerini serbestçe ifade etme hakkını bu görüşlere çocuğun yaşı ve olgunluk derecesine uygun olarak, gereken özen gösterilmek suretiyle tanırlar. Bu amaçla, çocuğu etkileyen herhangi bir adli veya idari kovuşturmada çocuğun ya doğrudan doğruya veya bir temsilci ya da uygun bir makam yoluyla dinlenilmesi fırsatı, ulusal yasanın usule ilişkin kurallarına uygun olarak çocuğa, özellikle sağlanacaktır.” Hükmünü içeren 12. maddesi kapsamı da nazara alınarak velayeti düzenlenen çocuğun kendisini ilgilendiren velayetin anneye verilmesi isteğini ortaya koyan açık beyanına göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile,direnme kararının yukarıda ve Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 01.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.

Velayet davaları hakkında daha detaylı bilgiye ulaşmak için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.