Bize Ulaşın +90 537 430 75 73

Muhdesatın Aidiyeti Davası Şartları – Avukat Ozan Soylu

Muhdesatın aidiyeti davası, bir taşınmaz üzerindeki yapı, ağaç veya diğer eklemelerin kime ait olduğunun tespiti amacıyla açılan özel bir dava türüdür. Bu dava, belirli şartların varlığı halinde açılabilir ve sonuçları bakımından önemli hukuki etkilere sahiptir.

Muhdesat Kavramı ve Kapsamı

Muhdesat, taşınmaz üzerinde kalıcı nitelikte bulunan ve asıl taşınmazdan ayrı düşünülemeyen yapı, tesis, ağaç gibi unsurları ifade eder. Türk Medeni Kanunu’nun 684. maddesinde ifade edilen “bütünleyici parça” niteliğindedir.

Muhdesat olarak değerlendirilebilecek unsurlar şunlardır:

  • Binalar ve yapılar (ev, ahır, depo, garaj vb.)
  • Kalıcı tesisler (havuz, kuyu, sulama sistemleri vb.)
  • Ağaçlar ve kalıcı bitkiler (meyve ağaçları, bağ, bahçe vb.)
  • Duvarlar, çitler, su arklarını vb.

Ancak taşınır nitelikteki yapılar (prefabrik yapılar, konteynerler) veya geçici olarak yapılan barakalar muhdesat olarak kabul edilmez. Aynı şekilde, kolayca sökülebilecek tel örgüler de Yargıtay kararlarına göre muhdesat sayılmamaktadır.

Muhdesatın Aidiyeti Davası Açmanın Şartları

Muhdesatın aidiyeti davasının açılabilmesi için bazı temel şartların bulunması gerekir. Bu şartlar şunlardır:

1. Hukuki Yarar Şartı

Muhdesatın aidiyeti davası açılabilmesi için davacının bunda güncel bir hukuki yararının bulunması gerekir. Yargıtay’ın içtihatlarına göre, hukuki yarar şu durumlarda var kabul edilir:

  • Taşınmaz hakkında derdest bir ortaklığın giderilmesi davası bulunması
  • Taşınmaza ilişkin kamulaştırma işlemi yapılması
  • Taşınmaz hakkında kentsel dönüşüm uygulaması bulunması
  • Kamulaştırma Kanunu’nun 19. maddesi hükmünün uygulanma imkânı bulunması

Hukuki yararın varlığı, HMK m. 114/1-h gereğince bir dava şartı olup, mahkeme tarafından re’sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde dava, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddedilir.

2. Muhdesatın Nitelik Şartı

Davanın konusu olan yapı veya eklemeler muhdesat niteliğinde olmalıdır. Bunun için:

  • Taşınmaz üzerinde kalıcı olarak yer alması
  • Taşınmazdan ayrılmasının mümkün olmaması veya ayrıldığında önemli zarara uğraması
  • Geçici bir yapı olmaması gerekir

Nitekim Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 28.1.2016 tarihli kararında: “davacının muhtesat niteliğinde olmadığı belirlenen açık ve kapalı seralara yönelik isteminin hukuki yarar yokluğu sebebiyle dinlenmesi mümkün değildir” denilerek geçici nitelikteki yapıların muhdesat olarak kabul edilemeyeceği vurgulanmıştır.

3. Taraf ve Dava Ehliyeti Şartı

Muhdesatın aidiyeti davasında taraf ehliyeti konusunda şu şartlar aranır:

  • Davacı: Muhdesatı meydana getiren veya onun külli halefleri (mirasçıları) olmalıdır.
  • Davalı: Muhdesatın davacıya ait olduğunu kabul etmeyen tapu malikleri veya paydaşlardır.

Önemli bir husus, muhdesatın davacıya ait olduğunu açıkça kabul eden tapu malikleri veya paydaşlara karşı dava açılamaz. Ancak muhdesatın davacıya ait olup olmadığı konusunda açık bir beyanda bulunmayan tüm tapu malikleri davalı gösterilmelidir.

Muhdesatın Aidiyeti Davasında İspat Yükü

Muhdesatın aidiyeti davasında ispat yükü kural olarak davacıya aittir. Davacı, muhdesatın kendisi tarafından meydana getirildiğini ispatlamak zorundadır.

İspat araçları şunlardır:

  • Yapı ruhsatları, inşaat izinleri gibi resmi belgeler
  • İnşaat malzemelerine ilişkin faturalar
  • Muhdesatın yapımına ilişkin sözleşmeler
  • Tanık beyanları
  • Bilirkişi incelemeleri ve raporları
  • Fotoğraf ve diğer görsel kanıtlar

Yargıtay kararlarına göre, muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkin davalarda iddiaları ispatlayan bir belge bulunmadığı takdirde tanık delili ve tarafların sunduğu diğer delillerin değerlendirilmesi gerekir.

Dava Açma Süresi

Muhdesatın aidiyeti davası için genel olarak özel bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Ancak, kadastro tespitinden önce oluşturulmuş bir muhdesat varsa, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 maddesi hükmü uyarınca:

“Kesinleşen kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.”

Bu nedenle, kadastro tespitinden önce var olan muhdesatlar için kadastronun kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmalıdır.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Muhdesatın aidiyeti davasında görevli mahkeme, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın Asliye Hukuk Mahkemesi‘dir (HMK m. 2).

Yetkili mahkeme ise muhdesatın bulunduğu yer mahkemesidir. Nitekim Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 22.11.2021 tarihli kararında: “dava konusu ağaçların bulunduğu taşınmazın …. ili, … ilçesinde bulunduğu anlaşılmakla uyuşmazlığın … Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir” denilmiştir.

Davanın Sonuçları

Muhdesatın aidiyeti davası sonucunda verilen karar, muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespiti niteliğindedir. Bu kararın bazı önemli sonuçları vardır:

  • Karar kesin delil oluşturur ve ileride açılacak davalarda bağlayıcıdır
  • Ortaklığın giderilmesi davası sonucunda satış bedelinin paylaşımında dikkate alınır
  • Kamulaştırma işlemlerinde muhdesat bedelinin kime ödeneceğini belirler

Ancak bu karar, muhdesatın mülkiyetinin tespiti anlamına gelmez. Çünkü muhdesat, taşınmazın bütünleyici parçası olarak taşınmaz mülkiyetine tabidir. Bu nedenle muhdesatın mülkiyetinin tespiti talepleri reddedilmektedir.

Muhdesatın Aidiyeti Davasında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Muhdesatın aidiyeti davası açarken şu hususlara dikkat edilmelidir:

  • Dava açmakta hukuki yararın varlığı önceden değerlendirilmelidir
  • Davanın konusunun muhdesat niteliğinde olduğundan emin olunmalıdır
  • Tüm deliller eksiksiz olarak hazırlanmalıdır
  • Tapu kayıtlarında muhdesata ilişkin beyan olup olmadığı kontrol edilmelidir
  • Kadastro tespitinin kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıllık süre gözetilmelidir
  • Davalı tarafın eksiksiz gösterilmesine dikkat edilmelidir

Muhdesatın aidiyeti davası, özel niteliği ve belirli şartlara bağlı olması nedeniyle, uzman bir hukuki danışmanlık alınarak yürütülmesi gereken bir davadır.

 

Bu konuda daha fazla yardım veya danışmanlık için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Muhdesatın Aidiyeti Davası Şartları

Yazıyı paylaşın: