
1 Yıl Dolmadan Boşanmak Mümkün müdür? *2025 – Av. Ozan Soylu
Son yıllarda yapılan evliliklerde ne yazık ki boşanma oranları eskiye nazaran artmıştır. TÜİK’in güncel verilerine göre geçen sene boşanan çiftlerin sayısı 187 bin 343 olmuştur. Bu da her 1000 evliliğin 2,19’unun boşanma ile sonuçlandığını göstermektedir. Bu boşanmaların da birçoğu henüz ilk senesini doldurmayan evliliklerdir.
Kısa süren bu gibi evlilikte yaşanan sorunların çözülemediği durumlarda, “1 yıl dolmadan nasıl boşanılır” ya da “1 yıl dolmadan anlaşmalı/çekişmeli boşanma mümkün müdür” soruları sıkça gündeme gelmektedir. Türk Medeni Kanunu‘nun 166. maddesi anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olmasını şart koşarken, çekişmeli boşanma için böyle bir süre şartı öngörmemektedir.
1 yıllık süreyi gün bazında değerlendirecek olursak, evlilik tarihinden itibaren tam 365 gün geçmesi gerekmektedir. Örneğin, 18 Mart 2025 tarihinde evlenen bir çiftin anlaşmalı boşanma davası açabilmesi için 18 Mart 2026 tarihini beklemesi zorunludur. Artık yıl söz konusu olduğunda bile süre uzatılmaz, yine 365 gün esas alınır. Yargıtay kararlarında da evlilik süresinin hesaplanmasında gün esası kabul edilmekte, ay veya yıl hesabı yapılmamaktadır.
Bu yazımızda, 1 yıl dolmadan boşanmanın mümkün olup olmadığı, hukuki gerekçeleri, ispat yöntemleri, nafaka ve mal paylaşımı gibi mali sonuçları ile yargılama sürecine ilişkin bilgiler bulabileceksiniz.
1 Yıl Dolmadan Boşanma
Türk Medeni Kanununda Boşanma Süreleri ve Yasal Çerçeve
Anlaşmalı Boşanmada 1 Yıl Şartının Hukuki Dayanağı
Türk hukukunda anlaşmalı boşanmanın temel dayanağı Türk Medeni Kanunu’nun 166/3 maddesidir. Bu madde açıkça “Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır” hükmünü içermektedir.
Kanun koyucu burada evliliğin aceleyle sonlandırılmasını önlemek ve eşlerin birbirlerini tanımaları için makul bir süre tanımak amacıyla 1 yıllık bir asgari süre belirlemiştir. Bu süre, anlaşmalı boşanma için bir ön şart niteliğindedir ve dava açılma tarihinde tamamlanmış olmalıdır.
Çekişmeli Boşanma Davalarında Süre Kısıtlaması Var Mıdır?
Çekişmeli boşanma davaları için Türk Medeni Kanunu’nda 20 gün, 1 ay, 1 yıl, 6 ay, 2 yıl gibi belirli bir evlilik süresi şartı bulunmamaktadır. Evliliğin ilk gününden itibaren TMK 166/1-2 kapsamında çekişmeli boşanma davası açılabilir. Bu davalarda önemli olan, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının kanıtlanabilmesidir.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, evlilik ne kadar kısa süreli olursa olsun, eşler arasında şiddetli geçimsizlik veya evliliğin çekilmez hale gelmesi durumunda boşanma kararı verilebilir. Ancak bu durumda iddia eden tarafın bunu delillerle ispatlama yükümlülüğü vardır.
1 Yıl Dolmadan Anlaşmalı Boşanma Talepleri
Yasal Engeller ve Mahkeme Uygulamaları
Türk hukukunda 1 sene dolmadan anlaşmalı boşanma mümkün değildir. Mahkemeler, evlilik süresinin dava açıldığı tarihte 1 yılı doldurup doldurmadığını kendiliğinden kontrol eder ve bu şart gerçekleşmemişse anlaşmalı boşanma talebini reddeder.
Uygulamada bazı avukatlar ve çiftler, bu süre şartını aşmak için çeşitli yöntemler deneseler de, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları bu konuda nettir. Anlaşmalı boşanma protokolü sunulsa bile, evlilik 1 yılını doldurmamışsa, mahkemeler bu protokolü dikkate alamaz.
Dava Sırasında 1 Yıl Dolarsa Anlaşmalı Boşanmaya Dönüşüm Mümkün müdür?
Bu konuda hukuki tartışmalar ve farklı görüşler mevcuttur. Bazı hukukçular, dava şartlarının dava açıldığı tarihte aranması gerektiğini savunurken, diğerleri yargılama sırasında şartların tamamlanmasının yeterli olabileceğini ileri sürmektedir.
Ancak Yargıtay’ın güncel içtihatları, dava sırasında 1 senelik süre dolsa bile, dava açılırken bu süre dolmamışsa anlaşmalı boşanma hükümlerinin uygulanamayacağı yönündedir.
1 Yıl Dolmadan Çekişmeli Boşanma İmkanları
1 Yılı Dolmayan Evliliklerde Boşanma Sebepleri ve İspatı
Evlilikte 1 sene bitmemişse, örneğin henüz 6 ay sürmüş olsa bile, çekişmeli boşanma davası açmak mümkündür. Bu tür kısa süreli evliliklerde en sık başvurulan boşanma nedeni şiddetli geçimsizlik (TMK 166/1) olmaktadır.
6 aylık evliliklerde boşanma için ciddi ve kalıcı anlaşmazlıkların varlığı gösterilmelidir. Mahkemeler, evliliğin bu kadar kısa sürede bitmesine neden olan sorunların niteliğini dikkatle inceler. Şiddet, aldatma, terk gibi durumlar varsa, ispat edildiği takdirde boşanma kararı alınabilir.
Delil olarak tanık ifadeleri, tıbbi raporlar, mesajlaşmalar ve diğer belgeler sunulabilir. Kısa süreli evliliklerde delillerin daha güçlü olması gerektiği unutulmamalıdır.
1 Yılı Dolmayan Evliliklerde Şiddetli Geçimsizliğin Değerlendirilmesi
Şiddetli geçimsizlik, bir senesi dolmayan evliliklerde en çok başvurulan boşanma nedenidir. Mahkemeler, evlilik birliğinin temelinden sarsılıp sarsılmadığını değerlendirirken, evliliğin süresini de göz önünde bulundurur.
Kısa süreli evliliklerde şiddetli geçimsizliğin ispatı daha zor olabilir, çünkü hâkimler genellikle eşlerin birbirlerini tanımaları ve uyum sağlamaları için zamana ihtiyaç duyabileceği görüşündedir. Bu nedenle, ciddi uyumsuzluk, kişilik çatışması veya iletişimsizlik gibi durumların somut delillerle gösterilmesi önemlidir.
Örneğin, eşler arasında yaşam tarzı, değer yargıları veya aile ilişkileri konusunda uzlaşmaz farklılıklar olduğu kanıtlanırsa, mahkeme evliliğin kısa sürmesine rağmen boşanma kararı verebilir.
1 Yıl Dolmadan Yapılan Çekişmeli Boşanma Davasında Tanık ve Delillerin Önemi
1 yıl dolmadan açılan çekişmeli boşanma davalarında, tanık ifadeleri ve somut deliller hayati önem taşır. Tanıklar, evlilik birliğinin sarsıldığını gösteren olaylara şahit olmuş kişiler olmalıdır.
Mahkemeler genellikle en az iki tanık dinlemeyi tercih eder. Tanıkların, eşler arasındaki anlaşmazlıkları, kavgaları veya diğer olumsuz durumları bizzat gözlemlemiş olmaları beklenir. Sadece duyuma dayalı ifadeler genellikle yeterli kabul edilmez.
Delil olarak ayrıca mesajlaşmalar, ses kayıtları, fotoğraflar, doktor raporları ve benzeri belgeler de sunulabilir. Bu delillerin, evliliğin devamının taraflardan beklenemeyecek derecede zor olduğunu göstermesi gerekir.
1 Sene Dolmadan Boşanmalarda Mali Hususlar ve Nafaka
1 Yıl Dolmadan Boşanmalarda Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?
1 yıl dolmadan yapılan boşanmalarda, örneğin 1 ya da 2 aylık gibi çok kısa süreli evliliklerde mal paylaşımı genellikle karmaşık değildir. Türk Medeni Kanunu’na göre, taraflar arasında başka bir mal rejimi kararlaştırılmamışsa, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Bu kadar kısa sürede genellikle ortak edinilmiş malların sayısı çok az olur veya hiç olmaz. Çoğunlukla eşler, evlilik öncesi sahip oldukları kişisel mallarını yanlarında götürürler. Evlilik sırasında birlikte alınan birkaç eşya varsa, bunlar hakkaniyete uygun şekilde paylaştırılır.
1 Yıl Dolmadan Boşanmada Nafaka Talebi ve Mahkeme Yaklaşımı
1 yıllık süre dolmadan açılan boşanma davalarında kural olarak nafaka talep edilebilir. Fakat mahkeme hakkaniyetle karar vereceğinden nafaka talebi genellikle kabul görmez. Özellikle 2-3 aylık evliliklerde, eşlerin birbirlerine karşı ekonomik bağımlılık geliştirmiş olması pek mümkün değildir.
Mahkemeler, tedbir ve yoksulluk nafakası taleplerini değerlendirirken evliliğin süresini önemli bir faktör olarak dikkate alır. Kısa süreli evliliklerde nafaka talepleri genellikle reddedilir, çünkü tarafların evlilik öncesi ekonomik durumlarına hızla dönebilecekleri varsayılır.
Ancak istisnai durumlarda, örneğin taraflardan biri evlilik nedeniyle işini bırakmış veya ciddi sağlık sorunları yaşıyorsa ve geçimini sağlayamıyorsa, kısa süreli evliliklerde bile nafakaya hükmedilebilir.
1 Yıl Dolmadan Boşanmada Tazminat Talepleri
Türk Medeni Kanunu’na göre, maddi ve manevi tazminat talepleri boşanma davalarında gündeme gelebilir. 1 yılı dolmamış evliliklerde bu talepler, kusur durumuna bağlı olarak değerlendirilir.
Eğer eşlerden biri diğerine karşı ağır kusurlu ise (örneğin aldatma, şiddet, onur kırıcı davranışlar), kusursuz veya az kusurlu eş tazminat talep edebilir.
Mahkemeler, tazminat miktarını belirlerken evliliğin süresini, tarafların ekonomik durumunu ve kusurun ağırlığını dikkate alır. Kısa süreli evliliklerde genellikle düşük miktarlarda tazminata hükmedilir.
1 Yıl Dolmadan Boşanmada Evlilik Masraflarının İadesi Mümkün müdür?
1 senesi dolmamış evliliklerde sıkça gündeme gelen konulardan biri de evlilik için yapılan masrafların iadesidir. Bu konuda Türk hukukunda net bir düzenleme bulunmamaktadır ve uygulama tartışmalıdır.
Evlilik öncesinde yapılan düğün, nişan, çeyiz, mobilya ve benzeri harcamalar, genel hukuk prensipleri çerçevesinde değerlendirilmektedir. Bu masraflar çoğunlukla bağış niteliğinde kabul edildiğinden, evliliğin kısa sürmesi durumunda bile geri istenmeleri genellikle mümkün değildir.
Türk örf ve adetlerinde düğünde takılan ziynet eşyaları ve verilen hediyeler, genellikle karşılıksız birer bağış olarak görülür. Ancak bu durumun istisnası olabilecek bazı haller vardır:
- Evlenme amacıyla yapılan bağışların iadesi konusunda bazı hukukçular, evliliğin çok kısa sürmesi durumunda “bağışlamanın şartı gerçekleşmediği” gerekçesiyle iadenin mümkün olabileceğini savunmaktadır.
- Haksız zenginleşme hükümleri çerçevesinde, özellikle evliliğin çok kısa sürdüğü ve bir tarafın ağır kusurlu olduğu durumlarda, bazı masrafların iadesi talep edilebilir.
- Türk Borçlar Kanunu’nun 295. maddesi uyarınca, “bağışlananın bağışlayana veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlemesi” ya da “bağışlayana karşı kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranması” halinde bağışlama geri alınabilir.
Uygulamada mahkemeler, her olayı kendi özel koşulları içinde değerlendirmektedir. Evliliğin süresi, tarafların kusur durumu ve harcamaların niteliği gibi faktörler göz önünde bulundurulur.
Örneğin, evliliğin ilk aylarında eşlerden birinin aldatma ya da şiddet gibi ağır kusurlu davranışları nedeniyle evlilik sona ermişse ve diğer eş büyük masraflar yapmışsa, mahkeme hakkaniyete uygun bir çözüm bulabilir.
Henüz kullanılmamış ve değerini koruyan ev eşyaları, beyaz eşyalar veya yüksek değerli hediyeler için bazı durumlarda iade kararı verildiği görülmektedir. Ancak bu tür kararlar genellikle istisna niteliğindedir.
Sonuç olarak, bir yıl dolmadan açılan boşanma davalarında evlilik masraflarının iadesi konusu, kesin kurallarla düzenlenmemiş, mahkemelerin takdirine bağlı ve tartışmalı bir alandır. Kısa süreli evliliklerde bile masrafların iadesi kural olarak mümkün olmasa da, hakkaniyetin gerektirdiği özel durumlarda mahkemeler farklı sonuçlara varabilmektedir.
1 Yıl Dolmadan Boşanma Stratejileri
Anlaşmalı Boşanma Engeline Karşı Hukuki Çözümler
1 yıl dolmadan anlaşmalı boşanma mümkün olmadığından, çiftler ve avukatları alternatif çözümler aramaktadır. En yaygın strateji, şeklen çekişmeli boşanma davası açıp tarafların duruşmada hem boşanma konusunda hem de mali konularda (nafaka, tazminat, mal paylaşımı gibi) anlaştıklarını sözlü olarak beyan etmeleridir
Bu durumda mahkeme, anlaşmalı boşanma hükümlerini uygulayamaz, ancak çekişmeli boşanma prosedürünü hızlandırabilir. Tarafların ve tanıkların beyanları doğrultusunda, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığına kanaat getirerek boşanma kararı verebilir.
Eğer yazılı bir anlaşma protokolü sunulursa, bu durum davayı doğrudan “anlaşmalı boşanma” kategorisine sokabilir ve hakim 1 yıl şartını uygulayarak davayı reddedebilir. Ama sözlü anlaşma, daha az resmi ve belirgin olduğundan, davanın çekişmeli boşanma olarak değerlendirilmeye devam etmesi olasılığını artırır.
Bazı hakimler bu yaklaşımı kabul edip boşanma kararı verirken, diğerleri bunun anlaşmalı boşanma kurallarını dolanmak olduğunu düşünüp reddedebilirler.
Uygulamada, bu tür vakalar mahkemenin yaklaşımına ve sunulan delillerin gücüne bağlı olarak farklı sonuçlanabilmektedir.
Çekişmeli Davanın Tek Celsede Sonuçlandırılması Teknikleri
Bir yıl doldurulmadan çekişmeli boşanma davası açılsa bile, iyi bir hazırlıkla davanın tek celsede sonuçlandırılması mümkün olabilir. Bunun için:
- Dava dilekçesi detaylı ve ikna edici olmalıdır.
- Tanıklar önceden belirlenmeli ve duruşmaya hazır edilmelidir.
- Tüm deliller dava dilekçesiyle birlikte sunulmalıdır.
- Davalı taraf davayı kabul ettiğini beyan etmelidir.
Eğer davalı duruşmaya gelir ve iddiaları kabul ederse, hakim boşanma kararı verebilir. Özellikle ciddi uyumsuzluk ve geçimsizlik durumlarında, tarafların beyanları ve tanık ifadeleri yeterli olabilir.
Bu strateji, anlaşmalı boşanma olmasa da, pratik sonuçları bakımından benzer bir hızlı çözüm sağlayabilir.
1 Yıl Dolmadan Açılan Davalarda Dikkat Edilecek Hususlar
1 yıllık süre geçmeden açılan çekişmeli boşanma davalarında başarılı olmak için mahkeme aşamasında şu hususlara dikkat edilmelidir:
- Geçimsizliğin ciddiyeti vurgulanmalıdır.
- Taraflar tutarlı beyanlar vermelidir.
- Tanıklar somut olaylara şahit olduklarını belirtmelidir.
- Evlilik birliğinin neden yürümediği açıkça ortaya konmalıdır.
Mahkemede abartılı iddialardan kaçınılmalı, ancak evliliğin devamının imkansız olduğu da net biçimde ifade edilmelidir. Hakimin, kısa süren evliliğin neden sona ermesi gerektiği konusunda ikna edilmesi önemlidir.
Taraflar arasında mali konularda da anlaşma sağlanmışsa, bu durum mahkemede belirtilmelidir. Bu, hakimin boşanma kararı vermesini kolaylaştırabilir.
Yargıtay’ın 1 Yıl Dolmadan Boşanma Konusundaki Emsal Kararları
Yargıtay, 1 yıl dolmadan boşanma konusunda pek çok karar vermiştir. Bu kararlar iki temel ilke etrafında şekillenmektedir:
- Anlaşmalı boşanma için 1 yıllık süre dava açıldığı tarihte tamamlanmış olmalıdır.
- Çekişmeli boşanma için süre şartı yoktur, ancak evlilik birliğinin sarsıldığı ispatlanmalıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 17.10.2011 tarihli kararında şu ifadeler dikkat çekmektedir: “Dosyadaki nüfus kaydından tarafların 20/6/2007 tarihinde evlendikleri ve davanın açıldığı 26/5/2008 tarihinde henüz bir yıllık sürenin dolmadığı anlaşılmıştır.” Bu kararda mahkeme açıkça, dava tarihi itibariyle 1 yıllık sürenin dolmamış olduğunu vurgulamıştır.
Aynı kararda Yargıtay, yerel mahkemenin kararını bozarken: “Mahkemece tarafların gösterdikleri delillerin toplanarak, Medeni Kanunun 166/1-2. maddesindeki şartların oluşup oluşmadığı araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yasal şartlar oluşmadan tarafların kabulüne dayanılarak boşanmaya karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır” gerekçesini sunmuştur.
Bu ifadeler, Yargıtay’ın 1 yıl dolmadan anlaşmalı boşanma konusundaki katı tutumunu göstermektedir. Evlilik süresi 1 yılı doldurmamışsa, tarafların anlaşmalı boşanma yönündeki beyanları dikkate alınmamakta, çekişmeli boşanma prosedürünün işletilmesi gerekmektedir.
2014 tarihli bir başka Yargıtay kararında: “Bir yıllık sürenin davanın açıldığı tarihte mevcut olması gereklidir. Dava açıldıktan sonra bir yıllık sürenin gerçekleşmesi, yasal karinenin oluşması için yeterli değildir” denilmektedir. Bu karar da, dava sırasında 1 yıllık süre dolsa bile, dava açılma anındaki durumun esas alınacağını vurgulamaktadır.
Öte yandan, 2007 tarihli bir Yargıtay kararında: “Mahkemece, tarafların gösterdikleri delillerin toplanarak… tarafların kabulüne dayanarak boşanmaya karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur” ifadesi yer almaktadır. Bu karar, 1 yıl dolmadan boşanmak isteyen çiftlerin mutlaka çekişmeli boşanma prosedürünü izlemeleri ve delil sunmaları gerektiğini göstermektedir.
Hukukçular arasında tartışmalı olan “dava sırasında 1 yıl dolarsa anlaşmalı boşanmaya dönüşebilir mi?” sorusuna, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi net bir cevap vermiştir: “Her dava açıldığı tarihteki koşullara göre karara bağlanacağından anlaşmalı boşanma kararı verilemez.“
Bu kararlar bütünüyle değerlendirildiğinde, Türk yargı pratiğinde 1 yıl dolmadan anlaşmalı boşanmanın mümkün olmadığı, tarafların bu süre içinde boşanmak istemeleri halinde çekişmeli boşanma davası açmaları ve evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ispat etmeleri gerektiği sonucuna varmaktayız.
Son olarak, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma talepleri üzerine verilen Yargıtay kararlarının yerleşik içtihada dönüştüğü ve alt mahkemelerin bu kararlara uygun davranma eğiliminde olduğu gözlenmektedir. Bu durum, 1 yıl dolmadan boşanmak isteyen çiftlerin ve avukatlarının stratejilerini belirlerken dikkatli olmaları gerektiğini ortaya koymaktadır.
Sonuç ve Değerlendirme
1 Yıl Dolmadan Boşanma İmkanlarının Özeti
Türk hukukunda 1 yıl dolmadan boşanmanın tek yolu çekişmeli boşanma davası açmaktır. Anlaşmalı boşanma için kanunun aradığı 1 yıllık asgari süre, dava açıldığı tarihte tamamlanmış olmalıdır.
Kısa süreli evliliklerde boşanmak isteyen çiftler, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını gösteren deliller sunmalıdır. Şiddet, aldatma, terk, ciddi uyumsuzluk gibi durumlar, iyi bir şekilde belgelenirse, boşanma kararı alınabilir.
Evliliğin kısa sürmüş olması tek başına boşanmaya engel değildir. Önemli olan, taraflar arasındaki evlilik birliğinin çekilmez hale geldiğinin kanıtlanabilmesidir.
Hukuki Süreçte Başarı İçin Öneriler
1 yıl dolmadan boşanma sürecinde başarı için:
- Güçlü deliller toplanmalıdır.
- Güvenilir tanıklar hazırlanmalıdır.
- Dava dilekçesi detaylı ve ikna edici olmalıdır.
- Mali konular önceden netleştirilmelidir.
- Avukat desteği mutlaka alınmalıdır.
Hukuki süreçte dürüstlük esastır. Abartılı veya gerçeğe aykırı beyanlar, davanın reddine neden olabilir. Tarafların, evliliğin neden yürümediğini somut ve gerçekçi şekilde anlatmaları önemlidir.
Ayrıca, kısa süreli evliliklerde boşanma davaları daha hızlı sonuçlanabilir, çünkü genellikle mal paylaşımı, velayet gibi karmaşık konular söz konusu olmaz.
Soylu Hukuk Bürosu
Soylu Hukuk Bürosu olarak boşanma hukuku alanında uzmanlaşmış deneyimli avukatlarımızla yanınızdayız. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davalarında müvekkillerimize özel çözümler sunuyor, kısa süreli evliliklerde yaşanan hukuki zorlukları aşmada profesyonel destek sağlıyoruz. Aile hukuku alanındaki bilgi birikimimiz ve müvekkil odaklı yaklaşımımızla, boşanma sürecinizi en az hasarla atlatmanız için çalışıyoruz.
Bu konuda daha fazla yardım veya danışmanlık için bizimle iletişime geçebilirsiniz.