
Eski Eşin Soyadını Kullanma Davası *2025 – Av. Ozan Soylu
Evlilik birliği içinde kadın, Türk Medeni Kanunu gereğince kocasının soyadını almaktadır. Uzun yıllar evli kalan ve toplumsal yaşamda bu soyadıyla tanınan kadın için boşanma sonrası soyadı değişikliği, pek çok soruna yol açabilmektedir. Özellikle mesleki kimliğini bu soyadıyla oluşturmuş kadınlar ve çocuklarıyla aynı soyadını taşımak isteyen anneler için bu durum önemli bir meseleye dönüşebilir.
Türk Medeni Kanunu, bu özel durumları göz önünde bulundurarak kadının belirli şartlar altında boşandığı eşinin soyadını kullanabilmesine olanak tanımıştır. Ancak bu hak, her durumda ve koşulsuz olarak kullanılabilecek bir hak değildir.
Bu yazımızda, boşanma sonrası eski eşin soyadını kullanmak isteyen kadınların tabi olduğu yasal çerçeveyi, dava şartlarını ve izlenecek hukuki süreci detaylı olarak inceleyeceğiz.
Yasal Çerçeve
Türk Medeni Kanunu’nda kadının soyadına ilişkin düzenlemeler iki ayrı maddede ele alınmıştır:
Evlilik Sırasında Kadının Soyadı
TMK madde 187’ye göre: “Kadın, evlenmekle kocasının soyadını alır; ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilir.”
Bu hüküm, evlilik birliği devam ederken kadının soyadının nasıl olacağını düzenlemektedir. Kadın ya sadece kocasının soyadını kullanacak ya da kendi soyadını kocanın soyadının önüne ekleyerek çift soyadı kullanacaktır.
Türkiye’de boşanan kadınların eski eşlerinin soyadını kullanmaya devam etme oranları konusunda CİMER verilerine göre, 41 milyon 698 bin 377 kadın nüfusu içinde yalnızca 405.140 kadın (%0,97) hem kendi doğum soyadını hem de eşinin soyadını birlikte kullanmaktadır. Kaynak: https://www.cimer.gov.tr/
Boşanma Sonrası Kadının Soyadı
TMK madde 173’e göre: “Boşanma hâlinde kadın, evlenme ile kazandığı kişisel durumunu korur; ancak, evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Eğer kadın evlenmeden önce dul idiyse hâkimden bekârlık soyadını taşımasına izin verilmesini isteyebilir. Kadının, boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği ispatlanırsa, istemi üzerine hâkim, kocasının soyadını taşımasına izin verir. Koca, koşulların değişmesi hâlinde bu iznin kaldırılmasını isteyebilir.”
Bu maddede göze çarpan en önemli nokta, boşanan kadının eski eşinin soyadını taşıyabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerektiğidir:
- Kadının bu soyadını kullanmakta menfaatinin bulunması
- Bu durumun eski kocaya zarar vermeyecek olması
Kadının Menfaatinin Bulunması Ne Demek?
Kanunda bahsi geçen “menfaat” kavramı, kadının boşandığı eşinin soyadını kullanmaya devam etmesinde haklı bir çıkarının olması anlamına gelmektedir. Bu menfaatin varlığı, çeşitli durumlarda kabul edilmektedir:
Mesleki Tanınırlık ve Kariyer
Kadının iş hayatında ve mesleğinde eski eşinin soyadıyla tanınırlık kazanmış olması durumunda, bu soyadını kullanmaya devam etmesinde menfaati olduğu kabul edilir. Özellikle akademisyenler, doktorlar, avukatlar, mimarlar gibi mesleki kariyerlerini bu soyadıyla oluşturmuş kadınlar için bu durum söz konusudur.
Yargıtay’ın 19.03.2009 tarihli bir kararında:
“Toplanan delillerden, tarafların 26 yıl evli kaldıkları, davacı kadının bu süre içinde çeşitli üniversitelerden mezun olduğu ve diplomalarında, yüksek lisans tezlerinde, katılım belgelerinde, sertifikalarında, bankacılık işlemleri ile emeklilik işlemlerinde evlilik soyadını kullandığı anlaşılmaktadır.”
Uzun Süre Kullanılmış Olması
Uzun yıllar evli kalan ve sosyal çevresinde bu soyadıyla tanınan kadının, bu soyadını kullanmaya devam etmekte sosyal bir menfaati bulunduğu kabul edilmektedir.
Çocuklar İle Aynı Soyadı Taşıma İsteği
Velayeti kendisinde olan çocukları ile aynı soyadını taşımak isteyen annelerin de menfaatinin olduğu kabul edilmektedir. Ancak bu konuda Yargıtay içtihatları farklılık gösterebilmektedir.
Yargıtay’ın 23.06.2015 tarihli bir kararında:
“Gösterilen gerekçe, menfaat olgusunun varlığı için yeterli kabul edilmesi durumunda, ebeveynleri boşanmış olan bütün çocuklar için aynı durumun söz konusu olması gerekir. Oysa, Kanun, çocukların değil, kadının menfaatinin varlığını esas almıştır.”
Belgeler ve Sertifikalar Üzerindeki Soyadı
Kadının diplomalarında, tezlerinde, sertifikalarında, bankacılık işlemlerinde ve emeklilik belgelerinde evlilik soyadının bulunması da menfaatin varlığına işaret eden önemli bir göstergedir.
Dijital Kimlik ve Profesyonel İtibar Açısından Soyadının Önemi
Günümüzün dijital dünyasında, bir kişinin online varlığı ve profesyonel itibarı büyük ölçüde ismi ve soyadı etrafında şekillenmektedir. Bu yönüyle eski eşin soyadını kullanma davası, modern toplumun yeni ihtiyaçlarını da karşılamayı amaçlamaktadır.
Dijital Platformlarda Tanınırlık
Sosyal medya hesapları, LinkedIn profilleri, kişisel web siteleri gibi dijital platformlarda evlilik soyadıyla tanınan bir kadının, boşanmadan sonra soyadını değiştirmesi, yıllarca oluşturduğu çevrimiçi itibarını tamamen kaybetmesine yol açabilir. Bu durumda kadının mesleki tanınırlığını korumak için eski eşinin soyadını kullanmakta haklı menfaati olduğu değerlendirilmelidir.
Akademik Yayınlar ve Bibliyografik Kimlik
Akademik çalışmalarını ve yayınlarını evlilik soyadıyla yapan bir kadın araştırmacı, atıf indekslerinde (Google Scholar, Web of Science gibi) bu soyadıyla kayıtlıdır. Soyadı değişikliği, akademik birikimin parçalanmasına ve atıf kaybına neden olabilir. Özellikle uluslararası akademik camiada, ORCID gibi dijital araştırmacı kimlik sistemleri bile soyadı değişikliğinden kaynaklanan sorunları tam olarak çözememektedir.
Örnek bir olayda, 15 yıl boyunca evlilik soyadıyla uluslararası dergilerde yayın yapan bir bilim insanı, boşanma sonrası bekârlık soyadına dönmek istediğinde, akademik kimliğinin ikiye bölünerek etki faktörünün düştüğünü ve yeni çalışmalarının eski birikiminden koptuğunu tespit etmiştir. Bu tür durumlarda mahkemeler, dijital akademik kimliğin sürekliliğini sağlamak adına eski eşin soyadının kullanılmasına izin verebilmektedir.
Uluslararası İlişkiler ve Pasaport Uyumluluğu
Evlilik soyadıyla pasaport, vize ve uluslararası seyahat geçmişi oluşturmuş, özellikle çok vatandaşlığı olan kadınlar için, soyadı değişikliği sınır geçişlerinde ve uluslararası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açabilmektedir. Özellikle Schengen ülkelerine yapılan seyahatlerde, farklı soyadları ile alınmış vizelerin eşleştirilmesi sıkıntı yaratabilir.
Bir vakada, Türk-Alman çifte vatandaşlığı olan bir kadın, Almanya’da boşandığı eşinin soyadını kullanmaya devam edeceğini mahkeme kararıyla belgelemesine rağmen, Türkiye’de nüfus kayıtlarında farklı soyadı kullanmak zorunda kaldığı için uluslararası seyahatlerinde sürekli sorun yaşamaktaydı. Bu tür karmaşık durumlarda, kadının uluslararası kimlik bütünlüğünü korumak için eski eşin soyadını kullanması pratik bir çözüm sunmaktadır.
Eski Kocaya Zarar Vermeme Koşulu
Kadının eski eşinin soyadını kullanmaya devam etmesi, kocanın kişilik haklarını zedelememeli ve ona herhangi bir zarar vermemelidir. Bu zararın ne olabileceği ve nasıl ispat edileceği konusu mahkeme uygulamalarıyla şekillenmiştir:
Koca İçin İtibar Kaybı Olmamalıdır
Kadının davranışlarının ve yaşam tarzının, eski kocanın soyadını taşıdığı için erkeğin toplum nezdinde itibar kaybına uğramasına neden olmaması gerekir.
Soyadını Kullanarak Haksız Kazanç Elde Edilmemelidir
Kadının eski eşinin soyadını kullanarak onun şöhretinden ve tanınırlığından haksız şekilde faydalanarak kazanç elde etmemesi gerekir.
Yeni Bir Birliktelik Durumu
Kadının başka bir erkekle evlenmemekle birlikte fiilen birlikte yaşaması durumu, eski eşin soyadını kullanmasının kocaya zarar verip vermediği konusunda dikkate alınmaktadır.
Yargıtay’ın 04.10.2022 tarihli kararında:
“Davalı kadının, başka bir erkek ile fiilen birlikte yaşadığı ve o kişiden çocuk sahibi olduğu gözetildiğinde davacı erkeğin soyadını kullanmasında menfaati olduğundan söz edilemeyeceği gibi, davacı erkeğin de iznin kaldırılmasını talep etmekte haklı olduğunu kabul etmek gerekir.”
Dava Süreci ve Şartları
Eski eşin soyadını kullanma davası, belirli usuli şartlara tabidir. Bu şartların eksiksiz yerine getirilmesi, davanın kabulü için önem taşımaktadır:
Dava Açma Süresi
Eski eşin soyadını kullanma davası, zamanaşımına tabidir. TMK madde 178’e göre, evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Yargıtay’ın 10.05.2004 tarihli kararında:
“Medeni Kanununun 178. maddesi, evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakkının boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmesi ile zamanaşımına uğrayacağını hükme bağlamıştır.”
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Eski eşin soyadını kullanma davasında görevli mahkeme Aile Mahkemesi, bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde ise bu konuda görevlendirilmiş Asliye Hukuk Mahkemesi’dir. Yetkili mahkeme ise davalının (eski kocanın) ikametgahı mahkemesidir.
Dava Tarafları
Bu davanın davacısı boşanmış kadın, davalısı ise eski kocadır. Eski kocanın ölümü halinde, dava onun mirasçılarına karşı açılabilir.
Deliller ve İspat
Dava sürecinde kadın, eski eşinin soyadını kullanmakta menfaati olduğunu ve bunun kocaya zarar vermeyeceğini ispat etmelidir. Bu kapsamda:
- Diplomalar, sertifikalar ve mesleki belgeler
- İş yaşamına ilişkin belgeler
- Sosyal çevrede tanınırlığa ilişkin deliller
- Çocukların eğitim ve sağlık belgeleri
- Bankacılık ve resmi işlemlere ilişkin belgeler
sunularak menfaatin varlığı ispatlanabilir.
Davanın Açılma Biçimi
Eski eşin soyadını kullanma talebi iki şekilde ileri sürülebilir:
Boşanma Davası İçinde Talep Edilmesi
Kadın, boşanma davası devam ederken dava dilekçesinde veya yargılama sırasında eski eşinin soyadını kullanmaya devam etmek istediğini belirtebilir. Bu durumda mahkeme, boşanma kararı ile birlikte bu talep hakkında da karar verir.
Yargıtay’ın 27.12.2006 tarihli kararında:
“Davacı kadın dava dilekçesinde boşanma halinde kocasının soyadının kullanılmasına izin verilmesini de istemiştir. Bu istek boşanmanın eki niteliğinde değildir.”
Ayrı Bir Dava Olarak Açılması
Boşanma davasında bu talep ileri sürülmemişse, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı bir dava açılarak talep edilebilir.
İznin Kaldırılması Davası
Kadına verilen soyadı kullanma izni, belirli şartların gerçekleşmesi halinde kaldırılabilir. Bu durumda izni kaldırma davası açma hakkı, eski kocaya tanınmıştır:
İznin Kaldırılma Şartları
Kocanın izni kaldırma davası açabilmesi için koşulların değiştiğini ispat etmesi gerekir. Bu değişiklik:
- Kadının menfaatinin ortadan kalkmış olması
- İznin verilmesinden sonra ortaya çıkan yeni durumlar nedeniyle soyadını kullanmanın kocaya zarar verir hale gelmesi
- Kadının başka biriyle fiili birliktelik yaşaması
gibi hallerde söz konusu olabilir.
Yargıtay’ın 14.11.2013 tarihli kararında:
“Toplanan delillerden; davalı kadının, 03.06.2009 tarihinde kesinleşen anlaşmalı boşanma kararı gereğince boşandığı kocasının soyadını taşımasına izin verildiği, bu iznin kaldırılmasını gerektirecek Türk Medeni Kanununun 173/3. maddesi anlamında bir durumun kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır.”
İspat Yükü
İznin kaldırılması davasında ispat yükü, davacı konumundaki eski kocaya aittir. Koca, koşulların değiştiğini ve kadının artık bu soyadını kullanmasının kendisine zarar verdiğini ispat etmelidir.
Sonuç
Eski eşin soyadını kullanma davası, boşanma sonrası kadının özellikle mesleki ve sosyal hayatta yaşayabileceği sorunları en aza indirgemek amacıyla düzenlenmiş bir hukuki imkândır. Ancak bu imkânın kullanılabilmesi için belirli şartların sağlanması ve mahkeme kararıyla izin verilmesi gerekmektedir.
Kadının soyadı konusu, kişilik hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği bakımından tartışmalara yol açsa da mevcut yasal çerçeve içinde mahkemeler, her somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yaparak, hakkaniyete uygun kararlar vermeye çalışmaktadır.
Bu davalarda başarılı olmak için, menfaatin varlığının ve kocaya zarar vermeme durumunun somut delillerle ispat edilmesi büyük önem taşımaktadır. Ayrıca dava açma süresine dikkat edilmesi ve usuli şartların eksiksiz yerine getirilmesi gerekmektedir.
Hukuk Büromuz
Soylu Hukuk Bürosu
Soylu Hukuk Bürosu olarak aile hukuku alanında uzmanlaşmış ekibimizle boşanma, velayet, nafaka ve eski eş soyadı davalarında müvekkillerimize kapsamlı hukuki destek sunmaktayız. Her müvekkilin özel durumunu dikkate alarak, hukuki süreçleri anlaşılır biçimde yönlendirip, çözüme odaklı hizmet veriyoruz. Aile hukukuna dair tüm sorularınız için yanınızdayız.
Bu konuda daha fazla yardım veya danışmanlık için bizimle iletişime geçebilirsiniz.