Çocuğu Göstermeme Suçu: Şartlar, Cezai Yaptırım, Şikayet Süresi
Boşanma sürecinde ve sonrasında yaşanan en acı verici durumlardan biri, ebeveynlerden birinin müşterek çocuğu diğer ebeveyne göstermemesidir. Bu durum, yalnızca ebeveynler arasındaki çatışmayı derinleştirmekle kalmaz, aynı zamanda çocuğun psikolojik gelişimini de olumsuz etkiler. Türk hukuk sistemi, çocuğun her iki ebeveyniyle de sağlıklı ilişki kurma hakkını korumak amacıyla çeşitli hukuki düzenlemeler getirmiştir.
Velayet ve Kişisel İlişki Kurma Hakkı
Velayet, 18 yaşını doldurmamış çocukların korunması, bakımı ve temsil edilmesi için kanunun ebeveynlere tanıdığı hukuksal bir haktır. Evlilik devam ederken bu hak anne ve baba tarafından birlikte kullanılır. Ancak boşanma veya ayrılık hallerinde mahkeme, çocuğun üstün yararını göz önünde bulundurarak velayeti ebeveynlerden birine verir.
Velayeti almayan ebeveyn ile çocuk arasında ise kişisel ilişki kurulması düzenlenir. Mahkeme, çocuğun yaşı, eğitim durumu, sağlık koşulları ve diğer önemli faktörleri dikkate alarak belirli gün ve saatlerde çocukla görüşme hakkı tanır. Bu hak, yalnızca ebeveynin değil, aynı zamanda çocuğun da temel bir hakkıdır. Çocuğun hem annesiyle hem de babasıyla ilişki kurması, sağlıklı gelişimi için hayati öneme sahiptir.
Çocuk Teslimi Uygulamasındaki Değişiklik
30 Kasım 2021 tarihinde yürürlüğe giren 5. Yargı Paketi ile çocuk teslimi konusunda köklü değişiklikler yapılmıştır. Daha önce çocuk teslimi İcra Müdürlükleri tarafından gerçekleştirilirken, yeni düzenleme ile bu görev Adalet Bakanlığına bağlı Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerine devredilmiştir. Bu değişikliğin temel amacı, çocuk teslimini bir icra işlemi olmaktan çıkarıp, çocuğun psikolojik ve duygusal ihtiyaçlarını ön planda tutan bir sosyal hizmet uygulamasına dönüştürmektir.
Yeni sistemde çocuk teslimi, psikolog, pedagog veya sosyal çalışmacı gibi uzmanların gözetiminde gerçekleştirilmektedir. Çocuklar artık kreş, okul ya da çocuk teslim merkezleri gibi kendilerini güvende hissedecekleri ortamlarda teslim edilmektedir. Böylece geçmişte uygulanan ve çocuklar üzerinde travmatik etkiler yaratan zorla icra yöntemi büyük ölçüde kaldırılmıştır.
Başvuru Süreci Nasıl İşler
Mahkeme kararı olmasına rağmen çocuğunu göremeyen ebeveyn, artık İcra Müdürlüklerine değil, Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğüne başvurmaktadır. Başvuru sırasında mahkeme kararı, kimlik belgesi ve gerekli diğer evraklar sunulur. Müdürlük, velayete sahip tarafa çocuğu belirlenen tarih ve saatte belirli bir yere getirmesi gerektiğini bildirir.
İlk aşamada müdürlük, her türlü iletişim aracını kullanarak velayeti elinde bulunduran ebeveynle irtibata geçer. Velayeti olan tarafa, çocuğu mahkeme kararında belirtilen gün ve saatte müdürlük tarafından belirlenen yere getirmesi gerektiği bildirilir. Bu süreçte çocuğun psikolojik hazırlığı da uzmanlar tarafından yapılır.
Eğer velayeti elinde bulunduran ebeveyn çocuğu belirlenen yere getirmezse veya ulaşılamazsa, müdürlük bir teslim emri gönderir. Bu emirde, çocuğu getirmeme halinde karşılaşılacak hukuki sonuçlar açıkça belirtilir. Emir gereğinin yerine getirilmemesi durumunda, uzman veya öğretmen eşliğinde, gerekirse kolluk kuvvetlerinden yardım alınarak çocuk teslim alınabilir.
Suçun Oluşması ve Şartları
Çocuğu göstermeme suçunun oluşması için belirli şartların bir arada bulunması gerekir. İlk olarak, mahkeme tarafından velayet ve kişisel ilişki kurulmasına dair kesinleşmiş bir karar bulunmalıdır. Bu karar, boşanma davasının sonucunda verilebileceği gibi, dava devam ederken geçici tedbir olarak da verilebilir.
İkinci şart, çocuğun mahkeme kararına rağmen gösterilmemesidir. Velayeti elinde bulunduran ebeveyn, kişisel ilişki günlerinde çocuğu karşı tarafa teslim etmediği takdirde suç oluşmaya başlar. Ancak burada önemli bir nokta vardır: Çocuğu göstermeme suçu yalnızca anne ve baba ile çocuk arasındaki ilişkinin ihlalinde söz konusudur. Anneanne, babaanne, dede gibi üçüncü kişilere çocuğun gösterilmemesi bu suç kapsamında değerlendirilmez.
Üçüncü şart, Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğüne başvurulmuş olmasıdır. Doğrudan polise veya mahkemeye başvuru yapılması süreç açısından yeterli değildir. Öncelikle müdürlüğe başvurulmalı ve yasal prosedür izlenmelidir.
Cezai Yaptırımlar
7343 sayılı Kanun ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa eklenen 41/F maddesi, çocuk teslimini ve kişisel ilişki kurulmasını engelleyen kişiler için disiplin hapsi cezası öngörmüştür. Madde metni şu şekildedir:
“Çocuk teslimine dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesine ilişkin teslim emrine aykırı hareket edenler ile emrin gereğinin yerine getirilmesini engelleyenler, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine, fiil suç teşkil etse dahi, üç aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılır.”
Çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair emirlere aykırı davrananlar için ise üç günden on güne kadar disiplin hapsi öngörülmüştür. Önemli bir husus, kişisel ilişki kurması için kendisine çocuk teslim edilen hak sahibinin de süre bitiminde çocuğu geri vermemesi halinde aynı cezaya çarptırılabilmesidir.
Şikayet Hakkı ve Süre
Çocuğu göstermeme suçu, şikayete tabi bir suçtur. Yani mağdur ebeveynin şikayetçi olması gerekir, aksi takdirde resmi makamlar kendiliğinden harekete geçmez. Şikayet hakkının kullanılması için kanunda belirlenmiş süre bir aydır ve bu süre hak düşürücü niteliktedir. Şikayet süresi içinde başvuru yapılmazsa, artık bu suçtan dolayı cezai takibat başlatılamaz.
Şikayet, işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yerdeki aile mahkemesine yapılmalıdır. Artık İcra Ceza Mahkemeleri bu konuda yetkili değildir. Şikayet dilekçesinde, mahkeme kararının içeriği, kişisel ilişki günleri, çocuğun teslim edilmemesine ilişkin tarihler ve Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğüne yapılan başvuru süreci detaylı olarak açıklanmalıdır.
Velayetin Değiştirilmesi Riski
Çocuğu sürekli olarak göstermeyen ebeveynin velayeti kaybetme riski bulunmaktadır. Mahkeme, velayet kararını verirken çocuğun üstün yararını esas almıştır. Ancak velayeti elinde bulunduran ebeveyn bu hakkı kötüye kullanarak çocuğun diğer ebeveyniyle ilişki kurmasını engelliyorsa, bu durum çocuğun menfaatine aykırıdır.
Yargıtay kararlarında, çocuğu sürekli olarak göstermeyen, adresini değiştirerek icra takibinden kaçan veya çocuğu kaçıran ebeveynlerin velayetlerinin alınması gerektiği vurgulanmıştır. Özellikle çocuğun diğer ebeveyniyle ilişki kurmasının sürekli olarak engellenmesi, çocuğun aile bağlarını ve psikolojik gelişimini olumsuz etkilediğinden, mahkemeler velayetin değiştirilmesine karar verebilmektedir.
Evlilik Devam Ederken Çocuk Kaçırma
Evlilik birliği devam ederken anne ve baba çocuğun velayetini birlikte kullanır. Bu dönemde eşlerden birinin çocuğu diğer eşe göstermemesi veya kaçırması halinde kanunda bir boşluk bulunmaktadır. Çünkü velayet her iki ebeveyne de ait olduğundan, savcılığa yapılan şikayetler genellikle takipsizlikle sonuçlanır.
Bu durumda mağdur ebeveynin yapabileceği en etkili yol, boşanma veya ayrılık davası açarak çocuğun velayetinin kendisine verilmesini talep etmektir. Mahkeme, dava süresince geçici olarak velayeti bir tarafa vererek çocuğun durumunu belirleyecektir. Böylece diğer ebeveyn ile çocuk arasında kişisel ilişki de mahkeme tarafından düzenlenmiş olacaktır.
Çocuğun Yurt Dışına Kaçırılması
Bazı durumlarda velayeti elinde bulunduran ebeveyn, diğer ebeveyn ile çocuğun görüşmesini engellemek amacıyla çocuğu yurt dışına kaçırabilmektedir. Bu sorunla başa çıkabilmek için Türkiye, 1980 tarihli Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesini onaylamıştır.
Sözleşmeye göre, bir ebeveyn tarafından haksız olarak başka bir ülkeye götürülen çocuğun iadesini sağlamak mümkündür. Çocuğu kaçırılan ebeveyn, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğüne başvurarak çocuğun geri getirilmesini talep edebilir. Cumhuriyet Başsavcılıkları, bu süreçte gönderici makam olarak işlev görür.
Boşanma davası devam ederken velayet geçici olarak verilen ebeveynin çocukla birlikte yurt dışına çıkmasını engellemek için mahkemeden tedbir kararı alınabilir. Özellikle eşlerden birinin yabancı ülke vatandaşı olduğu durumlarda bu tedbir sıklıkla uygulanmaktadır.
Masraf ve Harç Durumu
Yeni düzenleme ile çocuk teslimi işlemleri tamamen ücretsiz hale getirilmiştir. Daha önce İcra Müdürlükleri aracılığıyla yapılan takiplerde harç ve masraf alınırken, artık tüm işlemler Adalet Bakanlığının bütçesinden karşılanmaktadır. Çocuğunu göremeyen ebeveyn, herhangi bir ücret ödemeden Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğüne başvurabilmektedir.
Çocuğun Üstün Yararı İlkesi
Tüm bu düzenlemelerde temel amaç, çocuğun üstün yararının korunmasıdır. Çocuğun fiziksel, zihinsel, duygusal ve sosyal gelişiminin sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi için her iki ebeveyniyle de ilişki kurması gerekir. Anne ve babanın boşanması veya ayrılması, çocuğun bu haktan mahrum kalması anlamına gelmemelidir.
Mahkemeler, kişisel ilişki düzenlerken çocuğun yaşını, okul durumunu, sağlık koşullarını ve psikolojik durumunu dikkate alır. Özellikle küçük yaşlardaki çocuklar için anne bakımı kritik önem taşırken, büyüyen çocuklar için baba figürünün de hayatlarında olması gelişimleri açısından önemlidir. Kişisel ilişki günleri belirlenirken çocuğun okul programı, kurs saatleri ve dinlenme ihtiyaçları göz önünde bulundurulur.
Yeni uygulama ile çocuk teslimi, artık polis eşliğinde ve çocuk üzerinde travma yaratan bir süreç olmaktan çıkmıştır. Uzman desteği ile çocuk dostu ortamlarda gerçekleştirilen teslim işlemleri, çocuğun bu süreci daha sağlıklı atlatmasını sağlamaktadır. Çocuk görüşme merkezlerinde ayrı odalar bulunması, anne ve babanın çocuk teslimi sırasında karşılaşmamasını ve olası gerginliklerin çocuğa yansımamasını sağlamaktadır.
Bu konuda daha fazla yardım veya danışmanlık için bizimle iletişime geçebilirsiniz.