Bize Ulaşın +90 537 430 75 73

Hukuk Sigortası: Şartları, Türleri, Sona Ermesi

Hukuk sigortası, sigortacının sigortalının taraf olduğu ve poliçe kapsamıyla sınırlı olan yargılama giderleri ve avukatlık ücretleri ile diğer edimleri, ödenen prim karşılığında karşılamayı üstlendiği bir sigorta türüdür. Hukuki himaye sigortası veya hukuksal koruma sigortası olarak da adlandırılan bu sigorta türü, Avrupa ülkelerinde yıllardır uygulanmakta olup Türkiye’de gerekli yasal düzenlemeler bulunmasına rağmen henüz yaygın olarak kullanılmamaktadır.

Sigortacılık Kanunu’nun 5. maddesine istinaden çıkarılan 11.07.2007 tarih ve 2007/1 Nolu Sigorta Branşlarına İlişkin Tebliğ ile hukuksal koruma sigortası kanuni dayanağa kavuşmuştur. Bu düzenleme sayesinde hukuksal çıkarların korunması için yapılması gereken giderlere bağlı ödemeler sigorta tazminatının konusunu oluşturabilmektedir.

Sigorta Akdinin Niteliği ve Tarafların Yükümlülükleri

Hukuk sigortasında sigortalı gerçek veya tüzel kişi olabilir. Dernek, vakıf veya sendika üyelerinin kül halinde sigortalanması da mümkündür. Tüzel kişiler üyelerinin faaliyet alanlarındaki hukuki meseleleri sigortalayabilmektedirler. Bu durum hem meslek örgütlerinin hem de şirketlerin bu sigortadan yararlanabileceğini göstermektedir.

Sigorta ettiren tarafın asli yükümlülüğü prim ödeme borcudur. Sigortacının asli yükümlülüğü ise sigorta ettirenin hukuki menfaatlerinin korunması için gerekli masrafları üstlenmektir. Akdin kurulması herhangi bir şekil şartına bağlı olmayıp sigorta ettirenin teklifi ve sigortacının kabulü ile kurulur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1421/1. maddesine göre “Aksine sözleşme yoksa, sigortacının sorumluluğu primin veya ilk taksidinin ödenmesi ile başlar; kara ve denizde eşya taşıma işlerine ilişkin sigortalarda, sigortacı, sözleşmenin yapılmasıyla sorumlu olur.”

Rizikonun Gerçekleşmesi

Hukuk sigortasında rizikonun gerçekleşme anı önem taşımaktadır. Sigortalının ileri süreceği tazminat istemlerinde riziko, tazminat talebine konu teşkil eden zararın gerçekleştiği anda meydana gelmiş sayılır. Ceza, disiplin veya meslek kurallarına aykırılıkla suçlandığı hallerde ise sigortalının söz konusu hükümlere aykırı davrandığı ya da davranmaya başladığı varsayılan anda riziko gerçekleşir. Bunların dışında kalan hallerde sigortalının veya uyuşmazlıkla ilgili diğer kişilerin objektif ve sübjektif yükümlülüklerini ihlal ettiği, ihlal etmiş sayıldığı yahut ihlal ettiği varsayılan anda riziko doğmuş kabul edilir.

Sigorta Akdinin Sona Ermesi

Hukuk sigortası akdi çeşitli şekillerde sona erebilir. Tarafların kararlaştırdığı sürenin dolması, rizikonun ortadan kalkması veya primin ödenmesinde sigorta ettirenin temerrüde düşmesi halinde olağan fesih yoluyla sona erer. Sigortacının rizikonun gerçekleşmesinden sonra sigorta himayesini sağlamayı reddetmesi halinde sigorta ettiren akdi olağanüstü fesih yoluyla sona erdirebilir.

Hukuki Koruma Sağlanmasının Şartları

Hukuki koruma sağlanabilmesi için kişinin mağdur ve haklı olması gerekmektedir. Sigortacı, sigortalının haksız olduğu bir davayı açmasına destek olmaz. Sigortalının koruma istediği davanın, sigorta yaptırmamış ve bu nedenle yargılama masraflarını bizzat karşılayan makul dürüst kimselerin takibinden vazgeçeceği bir dava niteliğinde olmaması halinde sigortalıya hukuki koruma sağlanmaktadır.

Hukuk sigortasına bağlı olarak gerekli hukuki yardımda bulunan avukat, buna ilişkin tüm masrafları sigorta şirketinden tahsil eder. Böylece avukatlar her ne kadar sigortadan doğrudan faydalanmasa da alacakları ücret dolaylı olarak garanti altına alınmaktadır.

Sigorta Kapsamındaki Giderler

Poliçe dönemi içerisinde meydana gelen bir olay ya da imzalanan bir sözleşme sonucunda yine poliçe dönemi içerisinde başlayan hukuki süreçlerle ilgili masraflar teminat kapsamındadır. Sigortalının davalı veya davacı olması fark etmeksizin sadece taraf olması, hukuki süreçte sigortanın devreye girmesi için yeterlidir.

Hukuksal koruma sigortası kapsamındaki giderleri belirli kategorilerde sınıflandırmak mümkündür. Yargılama, icra ve uyuşmazlığın dava yolu ile çözümünde harcanacak olan tutarı geçmemek üzere tahkim nedeniyle doğabilecek giderler karşılanmaktadır. Temyiz ve karar düzeltme giderleri de sigorta kapsamına girmektedir. Avukatlık asgari ücret tarifesinden daha az olmamak kaydıyla poliçede belirlenen avukatlık ücreti ile danışmanlık asgari ücret tarifesinden daha az olmamak kaydıyla poliçede belirlenen danışmanlık ve hakem ücretleri ödenmektedir. Teminatla salıvermede poliçede üst sınırı belirlenen teminat akçesi de kapsam dahilindedir.

Hukuk Sigortası Türleri

Hukuksal koruma sigortası kapsamında farklı türler bulunmaktadır. Sürücü ve motorlu araca bağlı hukuki koruma, sigorta poliçesinde yer alan araçların kullanımı sırasında meydana gelen uyuşmazlıklar için hukuki koruma sağlar. Taşınmaz mala bağlı hukuki koruma, bir konutun sahibi veya kiracısının üçüncü kişilerle yaşayabileceği uyuşmazlıklar sonucu doğan hukuksal harcamaları teminat altına alır. Kişi ve aile hukuki koruması, aile fertlerinin de poliçede belirtilen sınırlamalar dahilinde sigortadan faydalanmasını sağlar.

Ek sözleşme ile kapsam genişletilebilir. Aile ve miras hukuku, inşaat sözleşmeleri, maden, taş ocakları ve orman hukuku, vergi ve kamu alacaklarından doğan işlemler, gümrük hukuku ile ilgili işlemler, çekişmesiz yargı işleri, uluslararası yargı yolları, iflas ve konkordato ile ilgili işlemler de teminat altına alınabilir.

Teminat Dışında Kalan Durumlar

Bazı durumlar hukuki koruma sigortası kapsamına girmemektedir. Sigorta sözleşmesinin yapılmasından önce veya sözleşmenin bitiminden sonra gerçekleşen bir olaydan ötürü ortaya çıkan anlaşmazlıklar teminat dışındadır. Savaş, istila, yabancı düşman hareketleri, çarpışma, iç savaş, ihtilal, isyan, ayaklanma ve bunların getirdiği inzibati ve askeri hareketlerle ilgili olaylardan doğan uyuşmazlıklar kapsam dışında kalmaktadır.

Terör, grev, lokavt, kargaşalık ve halk hareketleri sırasında meydana gelen olaylardan ve bunları önlemek, etkilerini azaltmak üzere yetkili organlar tarafından yapılan müdahalelerden doğan uyuşmazlıklar da teminat kapsamında değildir. Sigortalı ile sigortacı arasında yaşanan uyuşmazlıklar, doğrudan veya dolaylı olarak nükleer reaktörlerin neden olduğu hasarlar ile radyoaktif ışınların neden olduğu genetik hasarlarla ilgili olaylardan doğan uyuşmazlıklar, ticaret hukukuna giren uyuşmazlıklar, rizikonun doğmasından sonra sigortalıya devredilen alacaktan doğan uyuşmazlıklar ve birlikte sigortalanmış kişilerin kendi aralarında veya sigorta ettiren ile sigortalılar arasında doğan uyuşmazlıklar da kapsam dışındadır.

Teminat Dışında Kalan Giderler

Bazı giderler uyuşmazlık teminat kapsamında olsa bile karşılanmamaktadır. Uyuşmazlıkların dava içinde veya dışında sulh yoluyla halledilmesi sonucu sigortalının üstlendiği giderlerden, her iki tarafın yapmış olduğu masrafın yarısını aşan kısım ödenmez. Uyuşmazlığın sigortalının hukuka aykırı ve kasıtlı bir hareketinden doğduğu hallerde yapılan giderlerden, dava konusunun sigortalı aleyhine sonuçlanan bölümüne tekabül eden kısım teminat dışındadır.

Daha önce ayrı döneme rastlayan sigortalı adına yapılmış başka sigortaların aynı olay nedeniyle teminat altına almış olduğu giderler, sigorta korumasına girmeyen bir olayın karşı dava veya takas olarak ileri sürülmesi nedeniyle sigortalıya yüklenilen giderler ve sigortalının poliçede gösterilen katılım payına düşen giderler karşılanmaz.

Sigortalı dava sürecinde hukuksal koruma sigortasından yararlanmış olsa bile dava sonucunda sigortalının suçu kasten işlediği ortaya çıkarsa sigorta şirketi, yaptığı tüm giderleri ödemelerin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek gecikme faiziyle sigortalıdan geri isteyebilir.

Sosyal Devlet İlkesi Açısından Önemi

Hak arama hürriyeti Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerdendir. Anayasa’nın 36. maddesine göre herkes meşru yollarla yargı mercileri önünde davalı veya davacı olarak iddia ve savunma hakkına sahiptir. Anayasanın 5. maddesinde devletin temel amaç ve görevlerinden birinin kişinin temel hak ve hürriyetlerini sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan engelleri kaldırmaya çalışmak olduğu ifade edilmiştir.

Devlet bu ödevi özel hukuk ve idare hukuku alanında adli yardım, ceza hukuku alanında ise mecburi müdafilik kurumuyla yerine getirmeye çalışmaktadır. Adli yardım, haklı olan bir kimsenin fakirliği nedeniyle davanın gerektirdiği mali yükten geçici olarak muaf tutulduğu müessesedir. Mecburi müdafilik sisteminde ise kişi kendisine müdafi seçemeyecek durumdadır ve devlet sanık için müdafi tayini yapar.

Her iki kurumdan da yararlanmak belirli şartlara bağlanmıştır. Bu şartları sağlayamayan dar gelirli kesim, davanın açılmasıyla doğan mali yükümlülüklere katlanma korkusuyla haklı olduklarına inandıkları meselelerde bile haklarını takip etmekten vazgeçmektedir veya üçüncü kişilerin haksız taleplerine boyun eğmek zorunda kalmaktadır. Ekonomik yönden güçlü olan taraf, dar gelirli tarafın dava açma korkusundan ve açılan davaya devam etmesindeki güçlükten faydalanarak sulh olmayı ve dava sonucunda elde edeceğinden fazlasını elde etmeyi sağlayabilmektedir.

Adli yardım ve zorunlu müdafilik kurumlarının hak arama sürecinde yaşanılan eşitsizliği gidermede yeterli olmaması, hukuk sigortası fikrinin doğumuna neden olmuştur. Hukuk sigortası toplumun her kesiminin hukuk sistemine etkin olarak katılabilmesinde rol oynayabilecek bir müessesedir. Yüksek yargılama giderlerini karşılamaya yarayan hukuk sigortası, hak arama özgürlüğünün sağlanması açısından önemli bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır.

Adil yargılanma hakkı ve hak arama özgürlüğünün bir gereği olarak, belirli statüde bulunan herkesin yararlanmasını sağlayacak şekilde devlet destekli hukuk sigortasının doğrudan kanunla düzenlenmesi bir gerekliliktir. Bu gereklilik sosyal hukuk devleti olmanın bir sonucudur. Böylece gelir düzeyi düşük olan vatandaşlar da hukuk sistemine etkin bir şekilde katılabilecek, devletin sağlayacağı prim desteği ile adalet önünde eşit olarak temsil edilebileceklerdir.


Bu konuda daha fazla yardım veya danışmanlık için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Anasayfa Makaleler Sigorta Hukuku Hukuk Sigortası: Şartları, Türleri, Sona Ermesi
Anasayfa Makaleler Sigorta Hukuku Hukuk Sigortası: Şartları, Türleri, Sona Ermesi