Bize Ulaşın +90 537 430 75 73

Dolandırıcılık Suçu Nedir? TCK Madde 157 ve 158

Dolandırıcılık suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Malvarlığına Karşı Suçlar” başlıklı onuncu bölümünde, 157 ile 158. maddeler arasında düzenlenmiştir. Failin, mağduru hileli davranışlarla aldatarak onun ya da bir başkasının zararına haksız bir menfaat elde etmesi biçiminde tanımlanan bu suç; diğer malvarlığı suçlarından farklı olarak, saldırının doğrudan fiziksel bir eylemle değil, aldatma ve yanıltma yoluyla gerçekleştirilmesiyle ayrışır. Korunan hukuki değer yalnızca kişinin malvarlığı değil; aynı zamanda irade özgürlüğü ve hukuki ilişkilerdeki iyi niyet ilkesidir


Dolandırıcılık Suçunun Unsurları

Suçun oluşabilmesi için hileli davranış, aldatma ve zarar ya da haksız menfaat unsurlarının bir arada bulunması zorunludur. Bu unsurlardan herhangi birinin eksik kalması, dolandırıcılık suçunun oluşmasını engeller.

Hileli davranış, suçun temel kurucu unsurudur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yerleşik içtihadına göre salt yalan söylemek, hileli davranış sayılmaz. Yapılan yalan açıklamaların hileli davranış niteliği kazanabilmesi için, muhatabın inceleme ve sorgulama eğilimini etkisiz kılacak ölçüde yoğun, inandırıcı ve güçlü olması; gerektiğinde bu yalana somut dış hareketlerin de eklenmesi gerekir. Başka bir deyişle hile, nitelikli bir yalan olmalı; mağdurun muhakeme yetisini fiilen kıracak biçimde ustaca kurgulanmalıdır.

Aldatma unsuru açısından ise her somut olayın kendi koşulları içinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Hangi hareketin mağduru aldatmaya elverişli olduğu; mağdurun eğitim düzeyi, içinde bulunduğu koşullar ve failin kullandığı yöntem birlikte gözetilerek tespit edilir. Bu konuda önceden sabit bir ölçüt belirlemek mümkün değildir.

Zarar ve haksız menfaat unsuru bakımından kanun koyucu, sağlanan yararın mağdur yönünden haksız olup olmadığını aramaz. Mağdurun amacının meşru olup olmaması da suçun oluşumu açısından belirleyici değildir. Devletin buradaki cezalandırma işlevi, hileli yollarla başkasının malvarlığına zarar veren herkese müeyyide uygulamaktır.


Basit Dolandırıcılık Suçu (TCK Madde 157)

Dolandırıcılık suçunun temel şekli TCK’nın 157. maddesinde düzenlenmiştir:

“Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası verilir.”

Basit dolandırıcılık suçu şikâyete tabi değildir; Cumhuriyet Savcılığı suçun işlendiğini öğrenir öğrenmez re’sen soruşturma başlatır. Mağdurun şikâyetini geri alması yargılamanın durmasına yol açmaz. Bununla birlikte TCK’nın 157. maddesi kapsamındaki basit dolandırıcılık suçu uzlaşma hükümlerine tabidir. Taraflar arasında uzlaşmanın sağlanması hâlinde kamu davası düşer. Görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi’dir. Hapis cezası belirli koşulların varlığı hâlinde ertelenebilir.


Nitelikli Dolandırıcılık Suçu (TCK Madde 158)

Dolandırıcılık suçunun TCK’nın 158. maddesinde sayılan nitelikli hallerde işlenmesi, hem cezanın ağırlaşmasına hem de farklı bir yargılama rejimine tabi olunmasına yol açar.

TCK Madde 158/1’e göre dolandırıcılık suçunun nitelikli hali şu koşullarda oluşur:

“Dolandırıcılık suçunun; dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle, kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle, kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle, basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden yararlanmak suretiyle, banka hesaplarının ele geçirilmesi suretiyle ya da kamu görevlisi olduğunu veya kamu kurumu ile ilişkisi bulunduğunu ifade ederek işlenmesi hâlinde dört yıldan on iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Hükmedilecek adlî para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.”

Uygulamada en sık karşılaşılan nitelikli hal, bilişim sistemleri ve banka hesaplarının araç olarak kullanılmasıdır. Kurumsal bir banka ya da sigorta şirketi çalışanı gibi davranan ya da gerçekte sahip olmadığı sıfatı kullanan fail, mağdurun sorgu eğilimini baştan etkisiz kıldığından suçun işlenmesi önemli ölçüde kolaylaşmaktadır. Kanun koyucu bu istismarı önlemek amacıyla söz konusu halleri ayrıca ağır yaptırıma bağlamıştır.

TCK Madde 158/2’de ise nüfuz ticareti ayrıca düzenlenmiştir:

“Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.”

Nitelikli dolandırıcılık suçu uzlaşma kapsamı dışındadır. Hapis cezası adli para cezasına çevrilemez. Nitelikli dolandırıcılık davaları Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülür ve yargılama süreci ortalama bir buçuk ila üç yıl arasında sürebilmektedir.


Etkin Pişmanlık ve Ceza İndirimi

TCK’nın 168. maddesi, dolandırıcılık suçlarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına imkân tanır. Failin, mağdurun uğradığı zararı soruşturma aşamasında tamamen gidermesi hâlinde verilecek cezada üçte ikiye kadar indirim yapılabilir. Kovuşturma başladıktan sonra zararın giderilmesi de indirim sağlar; ancak bu durumda indirim oranı soruşturma aşamasına kıyasla daha düşük kalır. Giderimin gönüllü, eksiksiz ve gerçek anlamda telafi edici nitelikte olması şart koşulur.


Dolandırıcılık Suçunda Zamanaşımı

Basit dolandırıcılık suçu bakımından daha kısa bir dava zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Nitelikli dolandırıcılık için ise daha uzun bir zamanaşımı uygulanır. Uygulamada zamanaşımı süresinin hesaplanmasında kesme ve durma sebepleri önem taşır; her dosyanın usul süreci ve olay örgüsü ayrı ayrı değerlendirilmelidir.


Mağdurun Hukuki Yolları

Dolandırıcılık suçunun mağduru, ceza davası yoluna başvurmanın yanı sıra hukuk mahkemelerinde ayrı bir tazminat davası da açabilir. Maddi ve manevi tazminat talep etmek mümkündür. Manevi tazminat miktarının belirlenmesinde mağdurun yaşadığı mağduriyet, sosyal çevresindeki itibar kaybı ve psikolojik etkilenme derecesi gibi olgular gözetilir. Uygulamada en etkili yol; ceza şikâyetiyle eş zamanlı olarak ihtiyati haciz talebinde bulunmak ve şüphelinin malvarlığını baştan dondurarak telafi imkânını güvence altına almaktır.


Bu konuda daha fazla yardım veya danışmanlık için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Anasayfa Makaleler Ceza Hukuku Dolandırıcılık Suçu Nedir? TCK Madde 157 ve 158
Anasayfa Makaleler Ceza Hukuku Dolandırıcılık Suçu Nedir? TCK Madde 157 ve 158