Gaiplik Kararı Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Gaiplik Kararı Nasıl Alınır?
Gaiplik Kararı Nedir?
Gaiplik kararı, bir kişinin ölüm tehlikesi içinde kaybolması veya kendisinden uzun süre haber alınamaması durumunda, o kişinin hukuken ölmüş sayılmasını sağlayan bir mahkeme kararıdır. Bu karar, kayıp kişinin hukuki statüsünü netleştirmek ve geride kalanların haklarını korumak amacıyla alınır.
Gaiplik Kararı İçin Gerekli Şartlar
Gaiplik kararı alınabilmesi için öncelikle bazı şartların sağlanması gerekmektedir:
1 – Ölüm tehlikesi içinde kaybolma veya uzun süre haber alınamama durumu olmalıdır.
2 – Kişinin ölümü hakkında kuvvetli bir olasılık bulunmalıdır.
3 – Kanunda belirlenen bekleme süreleri geçmiş olmalıdır.
4 – Hakları bu ölüme bağlı olan kişiler tarafından mahkemeye başvuru yapılmalıdır.
Ölüm Tehlikesi İçinde Kaybolma
Ölüm tehlikesi içinde kaybolma, kişinin hayatını kaybetme ihtimalinin yüksek olduğu bir durumda ortadan kaybolmasını ifade eder. Örneğin:
– Bir gemi veya uçak kazasında kaybolan yolcular
– Deprem, sel gibi doğal afetlerde kaybolan kişiler
– Savaş veya çatışma bölgelerinde kaybolan siviller veya askerler
Bu durumlarda, kişinin ölüm tehlikesi altında olduğu açıktır ve gaiplik kararı için bekleme süresi daha kısadır.
Uzun Süre Haber Alınamama
Kişiden uzun süre haber alınamaması durumunda da gaiplik kararı talep edilebilir. Ancak bu durumda, sadece kişinin nerede olduğunun bilinmemesi yeterli değildir. Aynı zamanda kişinin yaşamadığına dair güçlü şüpheler de olmalıdır.
Dikkat edilmesi gereken nokta: Kişinin kendi isteğiyle iletişimi kesmiş olması veya sadece adres değiştirmiş olması gaiplik kararı için yeterli değildir. Örneğin, aile içi anlaşmazlıklar nedeniyle evden ayrılan ve iletişimi kesen bir kişi için hemen gaiplik kararı alınamaz.
Bekleme Süreleri
Türk Medeni Kanunu‘na göre gaiplik kararı için beklenmesi gereken süreler şöyledir:
- Ölüm tehlikesi içinde kaybolma durumunda: En az 1 yıl
- Uzun zamandan beri haber alınamama durumunda: En az 5 yıl
Bu süreler, olayın gerçekleştiği veya son haber alındığı tarihten itibaren başlar.
İstisna: Hazine’nin gaiplik kararı talep etmesi durumunda farklı süreler uygulanır. Eğer kişinin malvarlığı veya miras payı 10 yıldır resmen yönetiliyorsa veya kişi 100 yaşını doldurmuşsa, Hazine gaiplik kararı talep edebilir.
Başvuru Yapabilecek Kişiler
Gaiplik kararı için mahkemeye başvurabilecek kişiler, “hakları bu ölüme bağlı olanlar” olarak tanımlanır. Bunlar:
1 – Gaip kişinin eşi
2 – Yasal ve atanmış mirasçıları
3 – Vasiyetname ile kendisine mal bırakılan kişiler
4 – Gaip kişi lehine sınırlı ayni hak (örneğin intifa hakkı) sahipleri
5 – Vasiyeti yerine getirme görevlisi
6 – Bazı durumlarda alacaklılar ve vasi
Önemli not: Gaiplik kararı için başvuru yapma hakkı, sadece yukarıda sayılan kişilerle sınırlıdır. Örneğin, gaip kişinin yakın arkadaşı veya iş ortağı, doğrudan gaiplik kararı için başvuru yapamaz.
Yetkili ve Görevli Mahkeme
Gaiplik kararı için başvuru yapılacak mahkeme, kişinin:
- Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesi
- Türkiye’de hiç yerleşmemişse, nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer mahkemesi
- Nüfus kaydı da yoksa, anasının veya babasının kayıtlı bulunduğu yer mahkemesi
Görevli mahkeme ise Sulh Hukuk Mahkemesi’dir.
Gaiplik Kararı İçin İzlenecek Adımlar
1 – Başvurunun Yapılması: Hakları ölüme bağlı olan kişiler, yetkili mahkemeye gaiplik kararı için başvuru yapar.
2 – İlan Süreci: Mahkeme, gaip hakkında bilgisi olan kişileri davet eden bir ilan yayınlar. Bu ilan en az iki kez yapılır ve iki ilan arasında en az 6 ay süre olmalıdır.
3 – Bekleme Süresi: İlk ilanın yapıldığı tarihten itibaren en az 6 ay beklenir.
4 – Değerlendirme: İlan süresi sonunda mahkeme, toplanan bilgileri değerlendirir.
5 – Karar: Eğer gaip ortaya çıkmaz veya yaşadığına dair bir bilgi gelmezse, mahkeme gaiplik kararı verir.
6 – Tescil: Gaiplik kararı, mahkeme tarafından 10 gün içinde nüfus müdürlüğüne bildirilir ve kişinin nüfus kaydına işlenir.
İlan Prosedürünün Eksiksiz Uygulanması
Gaiplik kararı alınması sürecinde mahkemenin yapacağı ilan prosedürü büyük önem taşır. Bu ilanların usulüne uygun yapılması ve yukarıda belirtilen sürelere riayet edilmesi, kararın geçerliliği açısından kritiktir.
İlanların ulusal düzeyde yayın yapan gazetelerde veya Resmi Gazete’de yayınlanması önerilir. Ayrıca, gaipliği istenen kişinin en son bilinen adresinin bulunduğu yerde de ilan yapılması faydalı olabilir.
İlan metninde, gaipliği istenen kişinin kimlik bilgileri, kaybolma tarihi ve şartları, gaiplik talebinde bulunan kişinin kimliği ve talebin gerekçesi açıkça belirtilmelidir. Ayrıca, kişi hakkında bilgisi olanların belirtilen süre içinde mahkemeye başvurması gerektiği de vurgulanmalıdır.
Gaiplik Kararının Sonuçları
- Kişilik Sona Erer: Gaip kişi hukuken ölmüş sayılır ve kişiliği sona erer.
- Miras Açılır: Gaibin mirası, mirasçılarına geçer. Ancak mirasçılar, malları teslim almadan önce güvence göstermek zorundadır.
- Evlilik Kendiliğinden Sona Ermez: Gaip kişinin eşi, ayrıca evliliğin feshini talep etmelidir.
- Velayet ve Vesayet: Gaip kişinin velayeti altındaki çocuklar için yeni bir veli atanır. Gaip kişi vasi ise, vesayet görevi sona erer.
Önemli not: Gaiplik kararı geçmişe etkili olarak sonuç doğurur. Yani, ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haber alındığı günden itibaren hüküm ifade eder.
Güvence Gösterme Yükümlülüğü
Gaip kişinin mirasçıları, tereke mallarını teslim almadan önce bu malları ileride ortaya çıkabilecek üstün hak sahiplerine veya gaibin kendisine geri vereceklerine dair güvence göstermek zorundadır.
Güvence süresi:
- Ölüm tehlikesi durumunda: 5 yıl
- Uzun süredir haber alınamama durumunda: 15 yıl
- Her durumda en fazla gaibin 100 yaşına varmasına kadar
İstisna: Hazine’nin talebi üzerine gaiplik kararı verilmesi durumunda, normal gaiplik prosedüründen farklı olarak, Hazine’nin güvence gösterme yükümlülüğü yoktur. Ancak gaip veya üstün hak sahipleri ortaya çıkarsa, Hazine malları geri vermekle yükümlüdür.
Gaiplik Kararının Geriye Etkili Olması
Gaiplik kararının önemli bir özelliği, kararın geriye etkili olarak hüküm doğurmasıdır. Karar, ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak hüküm ifade eder. Bu durum, özellikle miras hukuku açısından önemli sonuçlar doğurur.
Örneğin, bir kişi hakkında 2024 yılında gaiplik kararı alınmış olsa bile, eğer son haber alma tarihi 2019 ise, kişinin 2019 yılında ölmüş sayılacağı kabul edilir. Bu durumda, 2019-2024 yılları arasında gerçekleşen miras olayları da bu durumdan etkilenebilir.
Bu nedenle, gaiplik kararı alınırken, kararın geriye etkili olacağı tarih net bir şekilde belirlenmeli ve karar metninde açıkça belirtilmelidir.
Gaiplik Kararının Kaldırılması
Gaip kişi ortaya çıkarsa veya yaşadığı kesin olarak anlaşılırsa, gaiplik kararı kaldırılır. Bu durumda:
- Gaip kişinin kişiliği yeniden kazanılır.
- Mirasçılar, aldıkları malları iade etmek zorundadır.
- Gaip kişinin eşi evliliğin feshini istemişse, yeni bir evlilik yapmak gerekir.
Dikkat edilmesi gereken nokta: Gaip kişi ortaya çıktığında, mallarını geri alabilmek için süre sınırlaması yoktur. Ancak mirasçılar iyiniyetli ise, elde ettikleri gelirleri iade etmek zorunda değildir.
Gaiplik ve Ölüm Karinesi Arasındaki Farklar
Gaiplik ile ölüm karinesi sıkça karıştırılan iki kavramdır. Ancak aralarında önemli farklar vardır:
Kesinlik: Ölüm karinesinde kişinin öldüğü kesin kabul edilir, gaiplikte ise kuvvetli bir olasılık vardır.
Mahkeme Kararı: Gaiplik için mahkeme kararı gereklidir, ölüm karinesinde gerekmez.
Evlilik: Ölüm karinesinde evlilik kendiliğinden sona erer, gaiplikte evliliğin feshi için ayrıca dava açılması gerekir.
Geri Dönüş: Gaip kişi döndüğünde mallarını geri alabilir, ölüm karinesinde kişi dönerse sebepsiz zenginleşme davası açabilir.
Örnek: Bir uçak düşmesi sonucu tüm yolcuların öldüğü kesin olarak biliniyorsa ölüm karinesi uygulanır. Ancak bir dağcı tırmanış sırasında kaybolursa ve uzun süre haber alınamazsa gaiplik kararı alınabilir.
Gaiplik Kararı Alırken Yapılan Yaygın Hatalar
Sürelere Uymamak: Kanunda belirtilen bekleme sürelerine uymadan gaiplik kararı talep etmek.
Yetkisiz Başvuru: Hakları ölüme bağlı olmayan kişilerin gaiplik kararı için başvuruda bulunması.
İlan Sürecini İhmal Etmek: Mahkemenin gerekli ilanları yapmaması veya ilan sürelerine uymaması.
Yeterli Araştırma Yapmamak: Gaip kişinin gerçekten kayıp olup olmadığını yeterince araştırmadan karar almak.
Güvence Göstermemek: Mirasçıların gerekli güvenceyi göstermeden tereke mallarını almaya çalışması.
Gaiplik Kararının Miras Hukuku Açısından Sonuçları
1. Mirasın Açılması
Gaiplik kararı verilmesiyle birlikte, gaibin mirası açılmış sayılır. Ancak burada önemli olan nokta, mirasın açılma tarihinin gaiplik kararının verildiği tarih değil, ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı tarih olmasıdır.
Bu durum, mirasçıların belirlenmesi açısından önem taşır. Mirasçılar, mirasın açıldığı tarihteki duruma göre belirlenir. Örneğin, gaiplik kararı 2023 yılında verilmiş olsa bile, eğer son haber alma tarihi 2018 ise, 2018 yılında hayatta olan mirasçılar dikkate alınır.
2. Mirasçıların Güvence Gösterme Yükümlülüğü
Gaiplik kararı sonrasında mirasçıların mirası alabilmeleri için güvence göstermeleri gerekir. Bu güvencenin amacı, gaibin daha sonra ortaya çıkması veya üstün hak sahibi mirasçıların ortaya çıkması durumunda malların geri verilebilmesini sağlamaktır.
Güvencenin türü ve miktarı konusunda mahkeme takdir yetkisine sahiptir. Güvence, nakit para, banka teminat mektubu, ipotek veya kefalet şeklinde olabilir. Güvencenin süresi, ölüm tehlikesi durumunda 5 yıl, uzun süredir haber alınamama durumunda ise 15 yıldır. Ancak her durumda bu süre, gaibin 100 yaşını dolduracağı tarihi geçemez.
3. Gaibin Mirasçı Olması Durumu
Gaip kişinin kendisi de başka birinin mirasçısı olabilir. Bu durumda iki ihtimal söz konusudur:
Henüz hakkında gaiplik kararı verilmemiş kayıp bir kişiye miras düşmesi: Bu durumda, kayıp kişinin miras payı mahkeme tarafından resmen yönetilir.
Hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kişiye miras düşmesi: Bu durumda, gaibin mirasçıları veya gaip yerine mirasçı olacak kimseler, ayrıca bir gaiplik kararı almadan bu mirası talep edebilirler.
4. Mirasın Geri Verilmesi
Gaiplik kararından sonra gaip ortaya çıkarsa veya ölüm tarihi kesin olarak tespit edilirse, mirası alan kişilerin bu mirası geri verme yükümlülüğü doğar. Geri verme yükümlülüğünün kapsamı, mirası alanların iyi niyetli olup olmamalarına göre değişir.
İyi niyetli mirasçılar, malların mevcut durumunu geri vermekle yükümlüdürler. Mallardan elde ettikleri ürünleri geri vermek zorunda değildirler. Ancak kötü niyetli mirasçılar, malların yanı sıra bu mallardan elde ettikleri veya elde etmeyi ihmal ettikleri ürünleri de geri vermek zorundadırlar.
Gaiplik Kararı Geçmişe Etkili midir? –
Gaiplik kararının geçmişe etkili olup olmadığı konusu, miras hukuku açısından önemli sonuçlar doğurmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 35. maddesinin ikinci fıkrasına göre, gaiplik kararı ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak hüküm doğurur. Bu hüküm, gaiplik kararının geçmişe etkili olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Dolayısıyla, gaiplik kararı verildiği andan itibaren değil, ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden itibaren sonuç doğurmaktadır. Bu düzenlemenin temel amacı, gaiplik durumunun yarattığı hukuki belirsizliği ortadan kaldırmak ve gaibin hukuki ilişkilerini netleştirmektir.
Gaiplik kararının geçmişe etkili olmasının en önemli sonuçlarından biri, mirasın açılma anının belirlenmesidir. TMK m.584’e göre, gaipliğine karar verilen kişinin mirasçıları veya mirasında hak sahibi olan kişiler, tereke malları kendilerine teslim edilmeden önce bu malları ileride ortaya çıkabilecek üstün hak sahiplerine veya gaibin kendisine geri vereceklerine ilişkin güvence göstermek zorundadırlar. Bu düzenleme, gaiplik kararının geçmişe etkili olmasının bir sonucudur. Çünkü miras, gaiplik kararının verildiği tarihte değil, ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı tarihte açılmış sayılmaktadır. Bununla birlikte, güvence gösterme yükümlülüğü, gaibin veya üstün hak sahiplerinin sonradan ortaya çıkma ihtimaline karşı bir önlem niteliğindedir.
Gaiplik kararının geçmişe etkili olması, gaibin mirasçılarının belirlenmesi açısından da önem taşımaktadır. Bir Yargıtay kararında “(…) gaiplik kararının geriye yürümesi nedeniyle, gaibin mirası, gaiplik kararının verildiği tarihte değil, ölüm tehlikesi içinde kaybolma halinde ölüm tehlikesi taşıyan olayın vuku bulunduğu anda; kendisinden uzun süreden beri haber alınamaması halinde ise, son haber tarihinde açılmış sayılacaktır (…)” şeklinde hüküm verilerek, mirasçıların belirlenmesinde gaiplik kararının geçmişe etkili olduğu vurgulanmıştır. Bu nedenle, mirasçıların kim olduğu, terekeye yönelik tasarruf edilebilir kısım ve saklı paylar, gaiplik kararının verildiği tarihe göre değil, ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haber tarihine göre belirlenmektedir.
Gaiplik kararının geçmişe etkili olması, gaibin mirasçı olma durumunu da etkilemektedir. TMK m.586’ya göre, gaipliğine karar verilmiş bir kimseye düşen miras payı resmen yönetilir. Ancak bu durumda, gaibin mirasçı olup olamayacağı, miras bırakanın ölüm tarihinin gaiplik kararının hüküm ifade ettiği tarihten önceye mi yoksa sonraya mı denk geldiğine göre belirlenir. Eğer miras bırakan, gaibin ölüm tehlikesi içinde kaybolması veya kendisinden alınan son haber tarihinden önce ölmüşse, gaip mirasçı sıfatını haiz olur ve miras paylaşımı onun varlığı dikkate alınarak yapılır. Aksi takdirde, gaip mirasçı olamaz.
Gaiplik kararının geçmişe etkili olması, gaibin veya üstün hak sahiplerinin sonradan ortaya çıkması durumunda geri verme yükümlülüğünü de beraberinde getirmektedir. TMK m.585’e göre, gaip ortaya çıkarsa veya üstün hak sahibi olduklarını ileri sürenler bu sıfatlarını ispat ederlerse, tereke mallarını teslim almış olanlar, aldıkları malları zilyetlik kuralları uyarınca geri vermekle yükümlüdürler. Bu geri verme yükümlülüğü, terekeyi elinde bulunduranların iyi niyetli olup olmamasına göre farklılık gösterir. İyi niyetli olanların geri verme yükümlülüğü, miras sebebiyle istihkak davasına ilişkin zamanaşımı süresine tabidir. Ancak kötü niyetli olanlar için herhangi bir zamanaşımı süresi öngörülmemiştir.
Sonuç olarak, gaiplik kararının geçmişe etkili olması, miras hukuku açısından önemli sonuçlar doğurmaktadır. Bu durum, mirasın açılma anının belirlenmesi, mirasçıların tespiti, gaibin mirasçı olma durumu ve geri verme yükümlülüğü gibi konularda belirleyici rol oynamaktadır. Bununla birlikte, gaiplik kararının geçmişe etkili olması, gaibin veya üstün hak sahiplerinin sonradan ortaya çıkma ihtimaline karşı güvence gösterme yükümlülüğü gibi bazı önlemlerin alınmasını da gerekli kılmaktadır
Bu konuda daha fazla yardım veya danışmanlık için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Gaiplik Kararı Nasıl Alınır