Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile Takip
Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu, icra ve iflas hukukunda alacaklılara tanınan özel bir takip yoludur. Bu takip yolunun uygulanabilmesi için alacağın mutlaka bir kambiyo senedine dayalı olması gerekmektedir. Kambiyo senetleri, Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiş olup poliçe, bono ve çek olarak belirlenmiştir. Alacaklının elinde kambiyo senedi bulunması, onu yalnızca bu yola başvurmaya mecbur kılmaz. Alacaklı isterse genel haciz yoluna da başvurabilir. Ancak kambiyo senetlerine özgü haciz yolunun işletilebilmesi için alacağın kambiyo senedine bağlanmış olması şarttır.
Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip, genel haciz yolu ile takiple benzer temel aşamalara sahiptir. Her iki takip türünde de takip talebi, ödeme emri, takibin kesinleşmesi, haciz, satış ve paraların paylaştırılması gibi aşamalar bulunur. Ancak kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda, kambiyo senedinin doğasından kaynaklanan bazı farklılıklar ve özellikler vardır.
Takip Talebinin Hazırlanması ve Sunulması
İcra ve İflas Kanunu’nun 167. maddesine göre kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte, takip talebi kambiyo senedinin cinsi, tarihi ve numarası yazılarak genel haciz yolundaki esaslara uygun şekilde doldurulur. Takip talebinde belirtilen kambiyo senedinin aslı ve borçlu sayısı kadar tasdikli örneği takip talebine eklenmelidir. Elektronik ortamda açılan takiplerde ise kambiyo senetleri güvenli elektronik imza ile imzalanarak elektronik ortamda takip talebine eklense bile, en geç üç gün içinde senedin aslının ilgili icra dairesine ibraz edilmesi gerekmektedir.
Takip talebini alan icra müdürü, takip talebinin İcra ve İflas Kanunu’nun 58. maddesinde belirtilen kanuni unsurları taşıyıp taşımadığını, senedin kambiyo senedi olup olmadığını, vadesinin gelip gelmediğini ve alacaklının başvurma hakkı olup olmadığını inceler. Bu inceleme sonucunda şartların gerçekleştiği görülürse borçluya ödeme emri gönderilir. Takip hakkı ve senedin kambiyo senedi olup olmadığı konusundaki incelemeye beş gün içerisinde şikayet yoluna başvurulabilir.
Protesto Belgesi ve Önemi
Vadesi gelen bir senet ödenmediğinde, bu durum protesto adı verilen noter aracılığıyla düzenlenen resmi bir ihtarname ile tespit edilir. Türk Ticaret Kanunu’na göre kabul etmeme veya ödememe protestosu, kanunda öngörülen şekil ve içerikte noterden çekilir. Alacaklının borçluya karşı talepte bulunabilmesi için ödememe protestosu düzenlenmesinin zorunlu olduğu durumlarda, protesto belgesi kambiyo senedinin tamamlayıcı unsuru sayıldığından, takip talebine yalnızca senedin değil protestonun da eklenmesi gerekmektedir.
Ödeme Emrinin İçeriği
İcra müdürü, takip talebindeki şartların gerçekleştiğini görürse borçluya ödeme emri gönderir. Ödeme emri, takip talebinin bilgileri ve borçluya yapılan ihtar olmak üzere iki kısımdan oluşur. Ödeme emrine kambiyo senedi ve varsa protesto evrakının örneği de eklenir. Birden fazla borçlu varsa her birine ayrı ayrı ödeme emri gönderilir.
Ödeme emrinde bulunması gereken hususlar İcra ve İflas Kanunu’nun 168. maddesinde detaylı şekilde düzenlenmiştir. Ödeme emrinde takip talebine yazılması gereken kayıtlar, borcun ve takip masraflarının on gün içinde icra dairesine ait banka hesabına ödenmesi gerektiği ihtarı, senedin kambiyo senedi niteliği taşımıyorsa beş gün içinde icra mahkemesine şikayet edilmesi gerektiği ihtarı yer alır.
Ayrıca ödeme emrinde, senetteki imzanın borçluya ait olmadığı iddiasında bulunulması durumunda bunun beş gün içinde açıkça bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirilmesi gerektiği belirtilir. Aksi takdirde kambiyo senedindeki imzanın borçluya ait sayılacağı ve imzayı haksız yere inkar ederse takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına ve yüzde yirmisinden az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edileceği ihtar edilir.
Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte ödeme süresi on gün olarak belirlenmiştir. Bu süre, genel haciz yolu ile takipteki yedi günlük ödeme süresinden farklıdır. On günlük sürenin kabul edilmesinin nedeni, borçluya beş gün içinde borca itirazını icra mahkemesine bildirdikten sonra, geriye kalan süre içinde de icra mahkemesinden takibin geçici olarak durdurulmasına dair bir karar getirip aleyhindeki icra takibini durdurabilme imkanını vermektir.
İmzaya İtiraz
İcra ve İflas Kanunu’nun 170. maddesi kapsamında düzenlenen imzaya itiraz, borçlunun kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasını içerir. Borçlu bu iddiasını beş gün içerisinde açıkça dilekçeyle icra mahkemesine bildirmelidir. Bu süre içinde itiraz edilmemesi halinde imza borçluya ait sayılır.
İmzaya itirazın geçerli olabilmesi için açık ve net bir şekilde yapılması gerekir. “Borcum yoktur”, “senet vermedim” veya “senet sahtedir” şeklindeki ifadeler imzaya itiraz niteliği taşımamaktadır. Borçlunun senet altındaki imzayı inkar ettiğini, imzaya itiraz ettiğini, imzanın sahte olduğunu veya imzanın kendisine ait olmadığını açıkça belirtmesi gerekir.
İcra mahkemesi imzaya itirazı duruşmalı olarak inceler. Mahkemenin yapacağı inceleme sonucunda itirazın ciddi olduğu yönünde bir kanaat oluşursa icra takibinin geçici olarak durdurulmasına karar verilebilir. Eğer mahkeme borçluyu haklı bulursa takip durdurulur. Bu durumda alacaklı senedi takibe koymakta kötü niyetli veya ağır kusurlu ise, takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına ve alacağın yüzde yirmisinden az olmayacak tutarda bir tazminata çarptırılır.
Mahkemenin incelemesi sonucunda imzanın borçluya ait olduğuna karar verilirse itirazın reddine karar verilir. Bu durumda takip daha önce geçici olarak durdurulmuşsa bu karar kaldırılır ve takibe devam edilir. İtirazın reddi halinde borçlu, alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmayan inkar tazminatına ve yüzde onu oranında para cezasına çarptırılır.
Borca İtiraz
İmzaya itiraz dışında kalan diğer itirazlar borca itiraz olarak nitelendirilir. İcra ve İflas Kanunu’nun 169. maddesi kapsamında düzenlenen borca itiraz, borçlunun takip konusu senetten dolayı imza harici bir sebeple borçlu olmadığı iddiasını içerir. Bu itirazların sebepleriyle birlikte beş gün içerisinde icra mahkemesine bildirilmesi gerekmektedir.
Mahkemenin itirazı incelemesi duruşmalı olarak yapılır. Taraflardan birinin duruşmaya gelmesi ve diğerinin gelmemesi durumunda, gelen tarafın isteği üzerine gelmeyen tarafın yokluğunda karar verilebilir. Eğer tarafların ikisi de duruşmaya gelmez veya biri gelip diğerinin yokluğunda devam edilmesini istemezse dosya işlemden kaldırılır. Ancak yetki itirazı söz konusuysa taraflar gelmese bile mahkeme gereken kararı verir.
Borçlu, aslında borçlu olmadığını, borcun itfa edildiğini ya da ertelendiğini ancak resmi veya imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş bir belgeye dayanarak ispat edebilir. Borçlunun ibraz ettiği bu belge altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse ve mahkeme yapacağı inceleme sonucunda imzanın alacaklıya ait olduğuna karar verirse, borçlunun itirazının kabulüne karar verilir ve alacaklı belgenin içerdiği miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahkum edilir.
Borçlu tarafından yapılacak zamanaşımı itirazı ise senette yazan tarihe göre incelenir. Alacaklı, İcra ve İflas Kanunu’nun 169/a maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında zamanaşımının kesildiği veya durduğu iddiasını öne sürerse bunu ancak resmi senet ya da imzası borçlu tarafından ikrar edilmiş bir belge ile ispat edebilir.
Mahkemenin yaptığı incelemede borçlunun itirazı haklı bulunursa itirazın kabulüne karar verilir. Daha önce geçici durdurma kararı verilmemiş olması durumunda ise takip durdurulur. Karar kesinleşirse takip iptal edilir. Eğer mahkeme borçlunun itirazını haksız bulursa itiraz reddedilir ve itirazın reddine karar verilmesiyle takibe devam edilebilir.
Özel Şikayet Yolları
Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte genel haciz yolu ile takipten farklı olarak özel şikayet imkanı bulunmaktadır. Bu şikayetler senedin kambiyo senedi vasfına ve takip hakkına ilişkin şikayet ile vadeye ve senet aslının verilmemesine ilişkin şikayetlerdir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 170/a maddesi kapsamında borçlunun, alacaklının yetkili hamil olmadığı, senedin kambiyo senedi olmadığı veya borçlu olmayan birine karşı takip yapıldığına yönelik iddiaları beş günlük şikayet süresi içerisinde bildirilmelidir. Beş günlük sürede yapılan şikayet takibi durdurmamakla birlikte icra mahkemesi bu konu hakkında karar verebilir.
Mahkeme, süresinde ve doğru usulde yapılması koşuluyla senedin kambiyo senedi niteliği taşımadığını ya da alacaklının takip hakkının bulunmadığını resen dikkate alabilir. Ancak mahkemenin bu yetkisi, itiraz ve şikayet yoluna başvurulması durumunda söz konusu olabilmektedir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 170/a maddesi dışında kalan durumlar genel hükümlere tabidir. Bu durumlarda yedi günlük genel şikayet süresi uygulanır. Eğer icra müdürü senedin vadesi konusunda hataya düşmüşse yedi günlük süre içerisinde şikayet edilebilir. Senedin aslının ya da kısmi ödemeler açısından onaylı örneğinin icra dairesine verilmemesi durumunda veya elektronik ortamdan yapılan takiplerde senedin aslının üç gün içinde icra dairesine bildirilmemiş olması durumunda yedi günlük süre içerisinde şikayet edilebilir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 16. maddesi kapsamında icra takibi işlemlerinde hakkın sebepsiz yere sürüncemede bırakılması, hakkın sebepsiz yere yerine getirilmemesi ve kamu düzenine aykırılık bulunması hallerinde şikayet için herhangi bir süre şartı aranmamaktadır. Bu nedenle kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takiplerde de bu hallerde süresiz şikayet yoluna gidilebilir.
Mal Beyanı Yükümlülüğü
Tebliğ edilen ödeme emrine itiraz edilmez ve borç da ödenmez ise on gün içinde mal beyanında bulunulması gerekir. Ödeme emrinde takip borçlusunun zamanında mal beyanında bulunmaması veya yaptığı mal beyanının gerçeğe aykırı nitelikte olması durumunda kendisinin hapis cezası ile cezalandırılacağı da ihtar edilir.
Borçlu, borcunu karşılayacak kadar mal beyanında bulunmak zorundadır. Dolayısıyla tüm malların beyanı gerekli değildir. Borçlunun bir malvarlığı veya geliri bulunmasa dahi bunların bulunmadığına ilişkin de mal beyanında bulunması gerekir. İİK’nun 168. maddesine göre borç ödenmez ve mal beyanında da bulunulmazsa takip borçlusu hapis cezası ile cezalandırılır.
Haciz Aşaması
Takibin kesinleşmesinin ardından borçlunun borcunu ödememesi halinde takipteki bir sonraki aşama olan haciz aşamasına geçilir. Haciz, icra dairesi tarafından alacaklının talebi üzerine alacakların temini için borçlunun borcu karşılayacak miktar ve değerdeki mallarına ve haklarına hukuken el konulmasıdır.
Alacaklı takibin kesinleşmesi ile haciz talebinde bulunabilme hakkını kazanır. Haciz, ödeme emrinin kesinleşmesinden itibaren bir yıl içerisinde mal beyanı beklenmeden istenebilir. İcra ve İflas Kanunu’nun 59. maddesine göre taleple birlikte haciz için gerekli giderler alacaklı tarafından ödenmelidir.
Borçlunun hacze engel olabilmesinin tek yolu borcu ödemesidir. Borçlunun haciz sırasında yapacağı ödeme sonucu haciz yapılmayacaktır. Taşınır ve taşınmaz malların haczi sırasında icra müdürü tarafından bir haciz tutanağı tutulur. Haciz mahallinde haczedilebilecek hiçbir mal bulunamazsa kesin aciz belgesi düzenlenir. İcra ve İflas Kanunu’nun 105. maddesine uyarınca ise haciz mahallinde haczedilen malların alacağı ve giderleri karşılamaması halinde geçici aciz belgesi verilir.
Uygulamada “103 davetiyesi” olarak adlandırılan davetiye ile haciz sırasında hazır bulunmayan alacaklı ve borçluya üç gün içinde haczedilen malları ve tutanağı incelemeleri ve varsa şikayetlerini iletmeleri için davetiye gönderilir. İcra ve İflas Kanunu’nun 103. maddesine uyarınca bu davetiye takip borçlusuna gönderilmeden satış yapılamaz.
Satış ve Paraların Paylaştırılması
Türk hukukunda haczedilen malların doğrudan doğruya takip alacaklısına verilmesi söz konusu olmaz. Buna göre haczedilen mal para değilse alacaklı veya borçlu tarafından haczedilen malın paraya çevrilmesinin talep edilmesi gerekir. İcra ve İflas Kanunu’nun 59. maddesine uyarınca satış talebinde bulunan kimsenin satış giderlerini peşin olarak ödemesi gerekir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 106. maddesinde alacaklının haczedilen taşınır malın ve alacakların satışını kesin haciz tarihinden başlayarak altı ay içerisinde isteyebileceği düzenlenirken taşınmazlar için bu süre bir yıl olarak belirlenmiştir. Satış işlemlerinin tamamlanmasının ardından elde edilen paralar öncelikle takip giderleri ve alacaklının alacağına mahsup edilir.
Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu, İcra ve İflas Kanunu’nda sıkı şekil şartlarına bağlanmış hem alacaklının hem de borçlunun haklarını dengelemeyi amaçlayan özel bir takip yoludur. Borçluya tanınan kısa süreli itiraz imkanları, özellikle imzaya ve borca itiraz bakımından oldukça sınırlı olup yalnızca belirli belgelerle ispat edilebilmesi öngörülmüştür. Öte yandan alacaklının kötü niyetli davranması halinde tazminat ve para cezası yaptırımlarıyla kötüye kullanımı önleyici bir işlev sağlanmaya çalışılmıştır.
Bu konuda daha fazla yardım veya danışmanlık için bizimle iletişime geçebilirsiniz.