Bize Ulaşın +90 537 430 75 73

Mirastan Feragat Sözleşmesi: Hukuki Niteliği ve Geçerlilik Koşulları

Mirastan feragat, miras hukukunun en hassas konularından biridir. Mirasbırakan ile muhtemel mirasçı arasında yapılan bu sözleşme, henüz doğmamış bir miras hakkına ilişkin sonuçlar doğurur. Türk hukuk sisteminde miras hakkı ancak mirasbırakanın ölümüyle birlikte doğduğundan, feragat sözleşmesi yapıldığı anda aslında ortada hukuken mevcut bir miras hakkı bulunmaz. Buna rağmen bu sözleşme, ileride doğacak miras hakkından vazgeçilmesini sağlayan bağlayıcı bir düzenleme olarak karşımıza çıkar.

Türk Medeni Kanununun 528. maddesine göre “Mirasbırakan, bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. Feragat eden, mirasçılık sıfatını kaybeder. Bir karşılık sağlanarak mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur.” Bu düzenleme, sözleşmenin temel hukuki çerçevesini çizmektedir.

 

Şekil Şartı ve Geçerlilik Koşulları

Mirastan feragat sözleşmesi bir çeşit miras sözleşmesi olduğundan, Türk Medeni Kanununun 545. maddesi gereğince resmi vasiyetname şeklinde düzenlenmek zorundadır. Bu, sözleşmenin geçerliliği için aranan bir şekil şartıdır ve bu şarta uyulmadan yapılan sözleşmeler hukuken geçersizdir. Madde hükmüne göre “Miras sözleşmesinin geçerli olması için resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerekir. Sözleşmenin tarafları, arzularını resmî memura aynı zamanda bildirirler ve düzenlenen sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalarlar.”

Uygulamada resmi memur genellikle noter olmakla birlikte, sulh hakimi veya kanunla yetki verilmiş diğer görevliler de bu işlemi yerine getirebilir. Ancak noterlikler, pratik kolaylık ve erişilebilirlik nedeniyle bu tür sözleşmelerin düzenlenmesinde tercih edilen yerlerdir. Sözleşmenin mutlaka iki tanığın huzurunda yapılması ve bu tanıkların da belirli niteliklere sahip olması gerekmektedir.

Dikkat edilmesi gereken önemli bir husus, 65 yaşın üzerindeki kişiler için akıl sağlığı raporunun zorunlu tutulmasıdır. Bu rapor, devlet hastanesinin psikiyatri bölümünden alınmalı ve işlem günü ile aynı tarihte düzenlenmiş olmalıdır. Aile hekiminden alınan raporlar kabul görse de, ileride çıkabilecek uyuşmazlıkları önlemek açısından hastane raporunun tercih edilmesi daha güvenlidir. Zira aile hekimi raporlarının tartışmalı hale gelmesi durumunda, dosya Adli Tıp Kurumuna sevk edilebilmekte ve tarafların tüm sağlık kayıtları incelenebilmektedir.

İvazlı ve İvazsız Feragat Ayrımı

Mirastan feragat sözleşmesinin en önemli ayrımlarından biri, karşılık (ivaz) alınıp alınmamasına göre yapılan sınıflandırmadır. İvazlı feragat, mirasçının belirli bir menfaat karşılığında miras hakkından vazgeçmesidir. Bu menfaat para olabileceği gibi, taşınmaz devri veya başka bir ekonomik değer de olabilir. İvazlı feragatin en önemli sonucu, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyunu da etkilemesidir. Yani feragat eden mirasçının çocukları da, kural olarak mirasçılık sıfatını kazanamayacaklardır.

İvazsız feragat ise herhangi bir karşılık alınmadan miras hakkından vazgeçilmesidir. Bu durumda feragat edenin altsoyu, feragat eden mirasçı mirasbırakandan önce ölmüş gibi mirasçılık sıfatını korur. Türk Medeni Kanununun 528. maddesinin üçüncü fıkrasının karşıt anlamından bu sonuç çıkmaktadır. Madde gerekçesinde de açıkça belirtildiği üzere, karşılık sağlanmadan yapılan feragat durumunda feragatin altsoyunu etkilemeyeceği kabul edilmiştir.

Ancak her iki durumda da taraflar sözleşme ile farklı düzenlemeler yapabilirler. İvazlı feragatte altsoyların mirasçılık sıfatını koruyacağı kararlaştırılabileceği gibi, ivazsız feragatte de altsoyların etkileneceği düzenlenebilir. Yalnız ivazsız feragat sözleşmesinde altsoyun etkilenmesi kararlaştırılsa bile, bu kişilerin en azından saklı pay talebinde bulunma hakları saklıdır.

Feragat Sözleşmesinin Hükümden Düşmesi

Türk Medeni Kanununun 529. maddesi, mirastan feragat sözleşmesinin hükümden düşeceği halleri düzenlemektedir. Maddeye göre “Mirastan feragat sözleşmesi belli bir kişi lehine yapılmış olup bu kişinin herhangi bir sebeple mirasçı olamaması hâlinde, feragat hükümden düşer. Mirastan feragat sözleşmesi belli bir kişi lehine yapılmamışsa, en yakın ortak kökün altsoyu lehine yapılmış sayılır ve bunların herhangi bir sebeple mirasçı olamaması hâlinde, feragat yine hükümden düşer.”

Bu hüküm uyarınca, örneğin feragat sözleşmesinin lehine yapıldığı kişi mirasbırakanın canına kast etmesi nedeniyle mirasçılıktan çıkarılırsa veya mirasbırakandan önce vefat ederse, feragat sözleşmesi hükümden düşecektir. Bu durum, feragat edenin yeniden mirasçılık sıfatını kazanabileceği anlamına gelir.

Diğer Mirasçıların Hakları ve Tenkis Davası

Mirastan ivazlı feragat sözleşmesi yapan mirasçı, aldığı ivaz nedeniyle artık tenkis davası açamaz. Çünkü mirasçılık sıfatını kaybetmiştir ve miras hakkı söz konusu değildir. Ancak bu durum, diğer saklı paylı mirasçıların korunmasını engellemez. Türk Medeni Kanununun 573. maddesine göre “Mirasbırakan, mirastan feragat eden mirasçıya, sağlığında terekenin tasarruf edilebilir kısmını aşan edimlerde bulunmuşsa; diğer mirasçılar bunun tenkisini isteyebilirler. Bu durumda, mirastan feragat edenin sadece saklı payını aşan miktar tenkise tâbi olur. Edimlerin değerlerinin mahsubu, mirasta denkleştirme kurallarına göre yapılır.”

Kanun koyucu bu düzenleme ile feragat eden mirasçı dışındaki diğer saklı pay mirasçıların haklarını koruma altına almıştır. Eğer mirasbırakan, feragat eden mirasçıya terekenin tasarruf edilebilir kısmını aşan miktarda mal veya değer vermişse, diğer mirasçılar bunun tenkisini isteyebilirler. Bu sayede mirasbırakanın tek bir mirasçıyı kayırmak suretiyle diğer saklı paylı mirasçıların haklarını ihlal etmesinin önüne geçilmiştir.

İlginç bir düzenleme de Türk Medeni Kanununun 574. maddesinde yer almaktadır. Bu maddeye göre “Mirastan feragat eden, tenkis sebebiyle terekeye bir malı veya diğer bir değeri geri vermekle yükümlü olursa; dilerse tenkise tâbi değeri geri verir, dilerse almış olduklarının tamamını terekeye geri vererek mirastan feragat etmemiş gibi paylaşmaya katılır.” Bu hüküm, feragat eden mirasçıya önemli bir seçimlik hak tanımaktadır.

Mirasın Reddi ile Karşılaştırma

Mirastan feragat sözleşmesi sıklıkla mirasın reddi ile karıştırılmaktadır. Oysa bu iki kurum arasında önemli farklar bulunmaktadır. Mirasın reddi, mirasbırakanın ölümünden sonra tek taraflı irade beyanıyla gerçekleştirilirken, mirastan feragat mirasbırakanın sağlığında onun da katılımıyla yapılan iki taraflı bir sözleşmedir.

Mirasın reddinde mirası reddeden kişinin altsoyları bu ret işleminden etkilenmez ve mirasçı sıfatını kazanırlar. Mirastan feragat sözleşmesinde ise yukarıda açıkladığımız üzere ivazlı feragat halinde altsoy da etkilenebilmektedir. Türk Medeni Kanununun 617. maddesi, mirasın reddinde mirasçının alacaklılarına ret işleminin iptali davası açma hakkı tanımıştır. Ancak Yargıtay yerleşik içtihadına göre bu hüküm kıyas yoluyla mirastan feragat haline uygulanamaz. Çünkü mirastan feragatte belirsiz bir haktan vazgeçme söz konusuyken, mirasın reddinde somut ve güncel bir haktan vazgeçme söz konusudur.

Sözleşmenin İptali ve Geçersizlik Halleri

Mirastan feragat sözleşmesi, hukuki ehliyetsizlik veya irade sakatlığı gibi nedenlerle iptal edilebilir. Ancak bunun için iptal davası açılması gerekir. Şekil noksanlığı ise iptal sebebi değil, doğrudan geçersizlik sebebidir. Kanuni şekil şartlarını sağlamayan bir mirastan feragat sözleşmesi baştan itibaren geçersizdir ve iptali de söz konusu olamaz.

Bununla birlikte Yargıtay kararlarında vurgulandığı üzere, hukuki ehliyetsizlik, irade sakatlığı veya şekil noksanlığı gibi hallerin dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırı olacak şekilde ileri sürülmesi mümkün değildir. Örneğin ivazlı feragat sözleşmesi yapılmış ve bu sözleşme kapsamında karşı taraftan ivaz alınmışsa, sonradan irade sakatlığı veya şekil noksanlığı nedeniyle sözleşmenin iptalinin ileri sürülmesi dürüstlüğe aykırı olacaktır. Yargıtay, edimlerin ifasından sonra şekil eksikliğini ileri sürerek sözleşmenin iptalini istemenin Medeni Kanunun 2. maddesindeki dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu kabul etmektedir.

Mirasçılık Belgesi ve Feragatin Sonuçları

Mirastan feragat eden mirasçı, mirasçılık sıfatını kaybetse de mirasçılık belgesi isteme hakkını kaybetmez. Mirasçılık belgesi istemek, maddi bir olayın varlığını ikrar ve kişiler arasındaki soy ilişkisini tespit ettirmekten ibarettir. Mirastan feragat sözleşmesinin varlığı, mirasçılık belgesi istemeye engel değildir. Ancak düzenlenecek mirasçılık belgesinde, mirastan feragat durumuna işaret edilmesi ve feragat eden mirasçının sadece terekeye dahil mal ve haklar yönünden mirasçılık sıfatını kaybettiğinin belirtilmesi, ayrıca payın kime kalacağının açıkça gösterilmesi gerekmektedir.

Yargıtay kararlarına göre, mirastan feragat eden mirasçı veya mirasçılar varsa, düzenlenecek mirasçılık belgesinde mirasçılık sıfatına sahip olan kişiler ile miras paylarının gösterilmesi yeterli olmayıp, mirastan feragat nedeniyle mirasçılık sıfatını kaybedenlerin ve bunların payının akıbetinin de gösterilmesi gerekmektedir. Bu, uygulamada sıklıkla göz ardı edilen ancak hukuki açıdan büyük önem taşıyan bir husustur.

Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Mirastan feragat sözleşmeleri düzenlenirken en sık yapılan hatalardan biri, bu sözleşmenin mirasın reddi ile karıştırılmasıdır. Bir diğer yaygın hata ise mirastan feragatin mirasçılıktan çıkarma işlemi ile karıştırılmasıdır. Oysa mirasçılıktan çıkarma, mirasbırakanın tek taraflı iradesiyle ve sadece kanunda sayılı sebeplerle gerçekleştirilebilen farklı bir kurumdur. Mirastan feragat ise usulüne uygun yapılmak kaydıyla herhangi bir sebeple gerçekleştirilebilir.

Miras taksim sözleşmesi ile de karıştırılmaması gereken feragat sözleşmesi, mutlaka mirasbırakanın katılımıyla yapılmalıdır. Mirasbırakanın katılımı olmadan mirasçılar arasında yapılan anlaşmalar feragat sözleşmesi değil, en fazla açılmamış miras payının devri sözleşmesi niteliğindedir ve bunun geçerliliği de mirasbırakanın katılımına veya iznine bağlıdır.

Sözleşmede ivazlı mı yoksa ivazsız mı feragat edildiğinin açıkça belirtilmesi, ileride çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi açısından kritik öneme sahiptir. İvazlı feragat durumunda, feragatin altsoy için de geçerli olup olmayacağı hususu mutlaka düzenlenmelidir. Ayrıca feragatin tam mı yoksa kısmi mi olduğu ve kapsamının ne olduğu da sözleşmede net bir şekilde gösterilmelidir.

Tanık seçimi de önemli bir husustur. Türk Medeni Kanununa göre mirasbırakanın altsoy kan hısımları resmi vasiyetnamenin düzenlenmesine tanık olarak katılamazlar ve bu kural mirastan feragat sözleşmesi için de geçerlidir. Bu kurala aykırı olarak düzenlenen sözleşmeler geçersizdir. Dolayısıyla tanıkların bu niteliğe sahip olmadıklarından emin olunmalıdır.

Feragat Eden Mirasçının Ölümü

Mirastan feragat sözleşmesi yapan mirasçının mirasbırakandan önce vefat etmesi durumunda sözleşmenin akıbeti merak edilebilir. Noterde düzenlenen mirastan feragat sözleşmesinin, vasiyetnameden farklı olarak mirasbırakanın ölümü halinde sulh hakimine gönderilmesi gerekmemektedir. Yargıtay kararlarına göre, mirastan feragat sözleşmesi hakkında vasiyetname hükümlerinin uygulanacağına dair bir düzenleme bulunmadığından, vasiyetnamenin açılmasına ilişkin hükümler feragat sözleşmesine uygulanamaz. Dolayısıyla feragat eden mirasçının ölümü halinde sulh hakimince yapılacak bir işlem bulunmamaktadır.

Mirastan feragat sözleşmesi, Türk miras hukukunun en nazik konularından biridir ve doğru düzenlenmediğinde ciddi hukuki sorunlara yol açabilir. Sözleşmenin geçerli olabilmesi için kanunda öngörülen şekil şartlarına eksiksiz uyulması, tarafların hukuki ehliyetlerinin tam olması ve sözleşme içeriğinin açık ve net düzenlenmesi şarttır. Özellikle ivazlı ve ivazsız feragat ayrımının doğru yapılması ve bunun altsoya etkilerinin net bir şekilde belirlenmesi, ileride çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi açısından hayati öneme sahiptir.

 

Bu konuda daha fazla yardım veya danışmanlık için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Anasayfa Makaleler Miras Hukuku Mirastan Feragat Sözleşmesi: Hukuki Niteliği ve Geçerlilik Koşulları
Anasayfa Makaleler Miras Hukuku Mirastan Feragat Sözleşmesi: Hukuki Niteliği ve Geçerlilik Koşulları