
Vesayet Davası (Kısıtlılık) Nedir? – Avukat Ozan Soylu
Vesayet Davası ve Kısıtlılık Halleri
Vesayet davası, velayet altında bulunmayan küçükler ile çeşitli sebeplerden dolayı kendilerini ve mallarını yönetme konusunda aciz durumda bulunan ergin kişileri korumak, onların hak ve hukuk alanındaki güvenliklerini sağlamak amacına hizmet etmektedir.
Velayet altında bulunmayan küçüklerin, kısıtlanmaları söz konusu olmaksızın doğrudan velayet altına alınırlar. Kendilerini ve mallarını yönetmekten aciz ergin kimselerin ise vesayet altına girebilmeleri için kısıtlanmaları şarttır. Bu durumda vesayeti, vesayet altına konulmayı gerektiren halleri “küçüklük” ve “kısıtlılık” diye iki alan bulunmaktadır.
Küçüklük Nedeniyle Vesayet
Küçükler, her ne şekilde olursa olsun 18 yaşına kadar anne ve babalarının velayeti altındadırlar. Anne ve babaları çocukların gözetimini yapacaktır. Bu sebeple küçüklerin vesayet altına alınmalarına gerek yoktur. Küçükler için vesayet ancak çocukların velayet altında bulunmamaları durumunda söz konusu olacaktır.
Bir küçüğün, anne ve babasından her ikisi de ölmüş ya da her ikisinin de gaip durumda olması ya da velayet bir şekilde anne ve babadan mahkeme kararıyla kaldırılmışsa, çocuk “velayet altında bulunmayan çocuk” durumunda olacaktır. Evlilik dışı doğmuş bir çocuğun da velayeti direkt olarak anneye verileceğinden ve bu annenin de ölmesi durumunda mahkeme, çocuğun yararına göre velayetini ya babasına verecektir ya da mahkeme kararıyla vesayet altına alacaktır.
Kısıtlama Nedeniyle Vesayet Davası (Kısıtlılık)
Kısıtlama, kanunda belirtilmiş sebeplerden biri dolayısıyla korunması ve gözetilmeleri gereken kişilerin mahkeme kararıyla kısıtlandırılmasıdır. Medeni Kanun‘da sınırlı olarak sayılmış sebeplerle, kişisel menfaatlerini düşünme anlamında kendi koruyamayan ergin kimseler koruma amacıyla kısıtlanırlar. Bu durumda kendiler için mahkeme vasi atayacaktır. Bununla birlilte, anne ya da babaları hayattaysa velayet altına alınacaktır.
Kısıtlama Sebepleri
Kısıtlama sebepleri kanunda ayrı ayrı olarak belirtilmiştir. Bu sebeple bir kimsenin kanunda sayılı haller dışında kısıtlanması mümkün değildir. Bu sebepler;
1-Akıl Hastalığı veya Akıl Zayıflığı Nedeniyle Vesayet
Medeni Kanun Madde 405’e göre “akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır.”
Buna göre, bir kişinin akıl hastası olması, o kişinin kesinlikle kısıtlanacağı anlamına gelmemektedir. Kişinin akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle kendi işlerini görememesi, korunması ve bakımı için kendisini sürekli yardım gerekmesi ya da başkaları adına tehlike oluşturması gerekmektedir
2-Savurganlık, Alkol veya Uyuşturucu Madde Bağımlılığı, Kötü Yaşama Tarzı veya Malvarlığını Kötü Yönetmesi Nedeniyle Kısıtlama
Medeni Kanun Madde 406’da düzenlenmiştir. Kişinin savurganlığı, alkol veya madde bağımlılığı, kötü yaşam veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kişi kısıtlanabilir. Ancak bu sebeplerin varlığının dışında bunun yanında kişinin bu sebeplerden dolayı “kendisini veya ailesini darlık ve yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açması ve bu yüzden sürekli korunmaya ve bakıma muhtaç olması” veya “başkalarının güvenliğini tehdit etmekte olması” gerekmektedir.
Savurganlık, gelir gider dengesini hesaplamadan, ölçüsüzce ve hiçbir faydası olmayan harcamalar yapmaktadır. Tutku derecesine varmış olmalıdır. Kişiyi ya da ailesini bu sebeple sürekli olarak tehlikeye düşürüyor olması gerekmektedir.
Alkol bağımlılığı, alkollü içeceklere aşırı bağımlı olma ve bunu bırakamama anlamına gelmektedir. Kişi alkollü içecekleri, arada sırada içmesinden değil de sürekli olarak ayyaşlık halinde içiyor olması gerekmektedir.
Kötü yaşama tarzı, genel ahlaka aykırı ve toplum düzeni ile bağdaşmayan, düzenin gerektirdiği davranışlarda bulunmamaktadır. Özetlemek gerekirse; kötü, ahlaka ve topluma aykırı bir hayat sürmektir.
Kötü yönetim, bir kimsenin malvarlığı ve malvarlığı ile ilgili mali işlerle yeterince ilgilenmemesidir.
3-Özgürlüğü Bağlayıcı Ceza Nedeniyle Kısıtlama
Bir yıl ya d daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı ceza alan kimse kısıtlanmaktadır. Cezayı yerine getirmekle görevli mahkeme kendiliğinden durumu ilgili vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür.
Özgürlüğü bağlayıcı ceza nedeniyle kısıtlanacak kimsenin, işlerini kendi yürütüp yürütemediğine bakılmaz. Hüküm giymiş olması kısıtlama için yeterlidir.
4-Kişinin Kendi İsteği Üzerine Kısıtlama
Medeni Kanun Madde 408’e göre kişi “yaşlılığı, sakatlığı, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerinin yerine getiremediğini ispat ettiği takdirde kısıtlanmasını ispatlayabilir” demektedir.
Bu sebeple kısıtlanmanın meydana gelebilmesi için kişi bunu kendisi istemelidir. Mahkeme kendiliğinden bu işlemi gerçekleştiremez.
Kısıtlamadan Dolayı Vesayet Davası-Usül
Kişinin mahkemece dinlenilmesi; Savurganlık, alkol ve uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimden kaynaklanan kısıtlanma da ve kişinin kendi isteğiyle kısıtlanmasında, mahkeme kararını, kısıtlanacak kişinin dinlenilmesinden sonra verecektir. Mahkeme ve kanun böyle bir şart öngörür. Bunun sebebi, kısıtlanması ihtimal dahilinde olan kişiyi kötü niyetli çevresi ve akrabalarından korumaktır. Ayrıca sadece onların iddia ve ispatlarıyla yetinmek istememesindendir. Diğer kısıtlama sebeplerinde kişinin bizzat dinlenilmesi şart değildir.
Bilirkişiye başvurulması; “bir kimsenin akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlanmasına ancak resmi sağlık kurulu raporuna dayanılarak karar verilir.” (Medeni Kanun m. 409/2)
Yine mahkeme istediği takdirde, sağlık kurulu raporuna göz önünde tutarak, kısıtlanılması istenen kişiyi dinler.
Kısıtlama Kararının İlan Edilmesi; Mahkemenin vermiş olduğu kısıtlama kararı, kesinleştikten sonra hem kısıtlının yerleşim yerinde hem de nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilan olunur.
Kısıtlama, üçüncü kişiler için ancak ilan tarihinden itibaren etkili olur. Bu süreye kadar kısıtlı kişiyle yapılan hukuki işlemler geçerli olacaktır.
Vesayet Davasında Görev ve Yetki
Kişinin vesayet altına alınması, vasi atanması, vasi değişikliği ve vesayetin kaldırılması konularında görevli ve yetkili mahkeme, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesi olarak belirlenmiştir.
İlginizi Çekebilir:
- Alzheimer Hastasına Vasi Tayini Nasıl Yapılır?
- Yaşlı Anne ve Babaya Nasıl Vasi Tayini Yapılır?
- Uyuşturucu Bağımlısına Nasıl Vasi Tayini Yapılır?
Soylu Hukuk Bürosu
Soylu Hukuk Bürosu olarak vesayet davaları, aile hukuku ve kısıtlılık süreçlerinde uzman kadromuzla yanınızdayız. Hukuki süreçlerde sizi bilgilendiriyor, haklarınızı koruyor ve her aşamada profesyonel destek sunuyoruz. Karmaşık hukuki süreçleri anlaşılır hale getirmek ve müvekkillerimizin hukuki güvenliğini sağlamak önceliğimizdir.
Bu konuda daha fazla yardım veya danışmanlık için bizimle iletişime geçebilirsiniz.